A huge collection of 3400+ free website templates JAR theme com WP themes and more at the biggest community-driven free web design site
Anasayfa / Yeni İş Fikirleri / Yöresel Hediyelik Eşya Satmak ve Üretmek
Yöresel Hediyelik Eşya Satmak ve Üretmek
Hediyelik Eşya

Yöresel Hediyelik Eşya Satmak ve Üretmek

Yöresel Hediyelik Eşya Satmak ve Üretmek

Farklı kültürlerin, yöresel el sanatlarının zenginliği ile ortaya çıkan hediyelik eşyalar turizmin gizli kalemleri olarak önemli yer tutarken, iş koluna dönüşüp hem yöre insanına gelir kazandırıyor, hem ülke tanıtımına katkıda bulunuyor, hem de sahibini mutlu ediyor.

Turistlerin gittikleri yerlerde en çok aldıkları şüphesiz turizmin davetiyesi sayılan kartpostallar. Az yer işgal eden, taşınabilir özellikli, hafif ve küçük hediyelikler, çiniler, takılar, bakır eşyalar, kumaşlar, dekoratif objelerle örnekler çoğalıyor. Anadolu’da hemen hemen her ilin, ilçenin, köyün kendine has özellik taşıyan ya yöresel hediyelik eşyası, ya da birkaç çeşit ağız tadı bulunuyor. Damak tadına hitap eden hediyelikleri bir tarafa bırakıp, şimdilik yörelerle simgeleşmiş taşınabilir hediyeliklere bakıyoruz.

Yöresel Hediyelik Eşya Satmak ve Üretmek
Hediyelik Eşya

Hereke ipeğinden Balıkesir’in Yağcıbedir’ine

Önce halılardan söz edelim… Dünya pazarında önemli yeri olan, Türk halısı deyince akla hemen Hereke’nin ipek halıları geliyor. Hereke, ipeği ile öne çıkarken daha pek çok yöre birbirinden ilginç motifleri, renkleri ile dokunmuş halıları itibarlı hediyelikler olarak dikkat çekiyor. Antalya Döşemealtı, Kayseri Bünyan, Konya Lâdik, Muğla Milas, Balıkesir Yağcıbedir, Aksaray Taşpınar, Isparta, Sivas halıları bu alanda yurt dışına taşan haklı üne sahip. Seçme halılar ise turistlerin yoğun uğrak yerlerinden olan İstanbul, İzmir, Antalya, Ankara, Bodrum, Marmaris, Kuşadası gibi turistik yerlerde görücüye çıkıyor.

Eskişehir’den lüle, Erzurum’dan Oltu taşı

Eskişehir denince ilk hatırlanan sadrazam başları ve ünlü portrelerinin, figürlerin şekillendirildiği yöreye özgü lüle taşı pipolar. Kar beyazı, pamuk yığınını andıran lüle taşı pipolar bir yanda, Erzurum’un Tespihçiler Çarşısı ve Taş mağazalar caddesinde yoğunlaşan kuyumcularda sergilenen, simsiyah rengiyle parıldayan ve yöreye özgü takıların, mücevherlerini oluşturan Oltu taşları diğer yanda. Mahir ellerden çıkmış bu sanat eseri ürünleri hediye olarak alan sahiplerini sevindiriyor. Lüle taşından yapılma ürünler gibi, Oltu taşı da gümüşle işbirliği ile yapılarak gerdanlık, küpe, broş, saç tokası, bilezik, satranç oyunu, biblolar, heykelcikler, tespihler, hediyelik olarak yurt dışına ihraç ediliyor.

Bez bebekler Kapadokya’dan

Kapadokya bölgesi son derece ilginç ve farklı özellikle hediyeliklerle çıkıyor karşımıza. Vatanı Kayseri’nin Soğanlı Köyü olan renk ahenk görünüşleri ile basit ama sempatik, şirin bebekler ziyaretçilerin yakınlarına bir veya birden fazla aldıkları hediyelikler arasında yer alıyor. Ürgüp, Göreme, Avanos, Ortahisar, Uçhisar, Zelve, Ihlara vadisi, başta olmak üzere tezgâhları süsleyen bez bebekler  Kapadokya’nın simgesi sayılıyor.  Bölgenin diğer ürünleri arasında Avanos halıları, çömlekleri, onyx türü mermer yapımı vazolar, hayvan bibloları, heykeller, paskalya yumurtaları ve Erciyes’in tüf taşından yapılma peri bacası maketleri bulunuyor.

Toprağa hayat veren Avanoslu çömlek ustaları, yöreye özgü toprakla yaptıkları çeşitleri daha da zenginleştirip, müzelerde ki gerçek sanat eserlerinin kopyalarını bire bir uygulayarak yapıyorlar. Şarap testileri, gözyaşı şişeleri, gaga ağızlı kaplar, kupaları gerçeğinden ayırt etmekte güçlük çeken turistler, müzelerde gördükleri eserlere, taklitte olsa bir ölçüde sahip oluyorlar. Avanoslu çömlek ustaları sadece hediyelik imalat yapmıyor, turistleri yapıma ortak edip bir çeşit eğlenceli show’lar gerçekleştiriyorlar.

Toprak ve yemek

Bilecik Kınık’ta, Eskişehir Sorkunda ki çömlekçiler ise Avanos’ta ki ustalar gibi ağız tadına ve sofralarına meraklı turistler için toprak yapımı ürünler sunuyor. Güveçler, vazolar, testiler yapıyor, bir kısmının üstlerini bir güzel desenlerle boyuyorlar. Kiremitte balık yapmak isteyenlere kayık kaplar, şarabını, suyunu toprak kokusu sinmiş testilerden içmek isteyenlere çeşitli boy ve şekillerde alternatifler sunuyorlar. Teknoloji ilerleyip termoslar, gelişse, moda çılgınca bir hızla değişse de yine de yolu Menemen’ den geçenler, plastik, cam, çelik, seramik, porselene inat toprak yapım çömleklere, dekoratif saksılara, olan rağbetlerini sürdürüyorlar.

Ustalar azalsa daBirçok el sanatı hediyelik ürünleri yapan ustalar azalıyor belki ama Bodrum sandaletleri, ününe ün katıyor, yurt dışından verilen siparişlere ustalar yetişemiyor. Bir çift Bodrum sandaleti hediye alan kendini şanslı sayıyor.
Bodrum’da yeniden görülmeye başlayan deniz süngerleri, simgesel yel değirmeni bibloları, başucu abajurları, Bodrum temalı yağlıboya tablolar, Bodrum resimli bardak kupalar, tuzluklar, amfora örnekleri, Bodrum simgeli buzdolabı süsleri, en fazla satılan hediyeliklerin başında geliyor.

Safranbolu Hediyelik Evleri

aHediyelik eşya çeşitlerinin en bol olduğu yerlerin başında gelen safranbolu’da karakteristik mimari doku örnek alınarak yapılan ev maketleri ön plana çıkıyor. Anahtarlık olan en küçüklerinden dekoratif özellikli Safranbolu Evi şeklinde tasarlanmış duvar lambası, abajur, aplik veya akalemlik, röleyfler, tablolar bire bir orjinaline sadık kalınarak yapılmış maketler turistlerin akın akın geldiği İlçede turistik hediye olarak satışa sunuluyor. Hatta öyle kiSafranbolu’dan satın aldığınız ünlü lokumlar bile Safranbolu evi şeklinde ki kutularda yöresel özelliğe vurgu yapılarak satılıyor.Bunun dışında arasta çarşısı olunca iş kolları da çeşitlilik gösteriyor. saraçlar, demir ve ahşap işçiliği hediyelikler arasına boncukları, kemerleri, kuşakları, deve çanlarını, kapı tokmaklarınıkeçe, terlik ve yaygıları, dokumaları allayıp pullayıp sunuyorlar. Bunlar arasındasalona veya antreye koyup dekoratif bir puf olarak kullanmak için satın alacağınız bir süslü semer, şık ve kaybolmaya yüz tutmuş el sanatlarından biri olarak makbule geçen bir hediyelik olabilir.

Gaziantep yemenileri

Orijinal rengi kırmızı tonlarında olup günümüzde derinin doğal renklerine ilaveten yeşil, mavi, siyah, gri, turuncuya varıncaya kadar her rengi yapılan yemeniler, görsel güzelliği, kullanım elverişliliği kadar, yazın serin, kışın sıcak tutmasıyla ayak sağlığı bakımından son derece sıhhatli sayılıyor.
Gön ve yüz olarak adlandırılan iki kısımdan yapılan yemenilerde ayak tabanında manda sığır derisi, dış üst yüzeyde dana derisi, iç astar kısımlarında koyun ve keçi derisi kullanılıyor.
Malzemenin tümü doğal olup, gözenekli, nefes alan deriler, ayağı terletmiyor, vücuttaki elektriği yere boşaltıp stres yaratmıyor, ayaklarda mantar, pişik, nasır oluşumuna neden olmadığı gibi, koku da yapmıyor. Yemenilerin kenar ve tüm dikişleri elle yapılarak kullanıma hazır hale getiriliyor.
Ayağı çorap gibi saran, kısa sürede şeklini alan yemeniler, ökçesiz olduğu için ayak burkulmaları, tökezlenme gibi sorunlar yaşanmasını engelleyerek ayak hâkimiyeti, zindelik kazandırıyor.
Fiyatları 75.00 TL ila 100,00 TL arasında değişen ve 22 numaradan siparişe göre 52 numaraya kadar yapılan yemeniler renklerine, büyüklüklerine, şekillerine göre isimlendiriliyor.
Truva filminde kullanılması nedeniyle günümüzde popülerliği daha da artan yemeniler, sadece köylülerin, halk oyunları ekiplerinin değil, kentlerde ev ayakkabısı olarak terlik yerine kullanılıyor. Yerli ve yabancı turistlerin de büyük ilgisini çeken, albenili renklerde ki yemeniler, botlar, çarıklar, sandaletler, Gaziantep’den alınabilecek yöresel ve otantik özellikler taşıyan en güzel hediyelikleri sayılıyor.

Gaziantep, Erzincan fincan zarfları

Gaziantep, Erzincan, işi çay, kahve fincan zarfları hediyelik eşya satan dükkanlarda önemli yer tutup, tezgahlarını süslüyor Anadolu’nun otantik çarşı ve hediyelik eşya galerilerinin, birçok yerinde, Erzincan ve Gaziantep başta olmak üzere telkari ustalarının yaptığı fincan zarfları sergileniyor. Özellikle son yıllarda turistlerin büyük ilgisini çeken çay ve fincanlar için farklı biçimlerde tasarlanan fincan zarfları bardak ve fincanlara yöresel görünüm katarken, kapaklı oluşuyla çayın ve kahvenin misafire soğumadan servis edilmesinde avantaj sağlıyor. Kendilerine bu tip fincan zarfları ile servis edilen turistler ülkelerine dönüşlerinde bir takım almayı da ihmal etmiyorlar. Fincan zarflarını takım veya tek olarak da satın alabiliyorsunuz. Tek fincan zarfının fiyatı 6 TL’den başlıyor, zarf üzerindeki işçiliğe göre 7 ila 10 TL’ye kadar çıkabiliyor. Bardak ve fincanların yanısıra şekerlik ve tepsilerle takım tamamlanıyor. Takım olarak almak isteyenler ise 50-60 TL lik bir ücret ödüyorlar.
Erzincan işi olanların işçilikleri ve kullanılan malzeme biraz daha farklılık gösteriyor. Daha koyu renk bakır kullanılan zarflar 300-400 TL’ye kadar fiyatlanabiliyor.
İstanbul’un önemli satış ve hediyelik eşya merkezlerinden olan Eminönü Mısır Çarşısında No 2’de bulunan “Erzincanlılar” adlı galeride zengin çeşitler bulunuyor.
Göz okşayan ince işçilik gözlenen fincan zarfları, hediyelik olarak satıldığı kadar, evlerde, iş yerlerinde günlük kullanımı ile Anadolu’dan folklorik özellikler sergiliyor, özlem duyanlara memleket hasreti gideriyor.
Ege’nin bilhassa İzmir çevresi köylerinin ilkel ocaklarında yapılan göz göz nazar boncukları, Şirince’nin dantel işleri, Konya’nın kaşıkları, Safranbolu’nun ev maketleri, küçük pencere örnekleri, dekor amaçlı veya puf olarak kullanılan, Safranbolu’da, Antalya’da, Tire’de yapılan semerler, çarşıların aranılan hediyelikleri arasında bulunuyor.
Bilhassa güzergah boyunca yol üzerinde yer alan galerilerde hiç de aklınızda olmayan yöresel özellik taşıyan hediyeliklere rastlıyoruz.

Afyon keçeleri, Sivas’ın süslü ağızlıkları, kalemlikleri, kalemleri, Taraklı’nın, Düzce’nin, Mudurnu’nun Bolu’nun ve Amasra’nın Çekiciler Çarşısını dolduran her çeşit ağaç işleri, alıcı bulmakta güçlük çekmiyor.
Kâğıt kadar ince oyulmuş tahta kaşıkla, güveçte pişirilmiş kuru fasulye yemenin zevkini bilenler, sevdiklerine bu yörelerden tahta kaşık almayı en iyi hediyelik sayıyorlar.

Erzincan Kemaliye’nin özgün kapı tokmakları

Türkiye’de özgün kapı tokmaklarının adresi Erzincan’ın Kemaliye ilçesi, dolaysıyla Kemaliye’den alınabileceklerin başında kapı üzerine takılmasa bile dekoratif özelliği ve taşıdığı anlamlar itibariyle kapı tokmağı, farklı, yöresel bir hediyelik sayılıyor.
Lehim, vida, lazer benzeri hiç bir suni araç kullanılmadan tamamen el işçiliği ile yapılan kapı tokmaklarının, bu işle uğraşan ustalarının azalmış olması nedeniyle de değerleri gün be gün artıyor. Amerika’dan bile sipariş alan ustalar, çelik saçları tokmakla döverek, keserek şekillendiriyor, perçinliyor adeta kumaş gibi dokuyor. Demirin usta ellerde sanat eserine dönüştüğü Kemaliye kapı tokmakları göz kamaştırıcı haliyle tablo gibi parlıyor, bulunduğu yere değer katıyor. Fiyatları ise 100 TL’den, 300 TL’ye ve işçiliğine göre daha yukarı doğru uzanıyor.

Menemen’in çömlekleri, saksıları, sepetleri

Menemen çömlekleriyle tanınsa da dükkanlarda tam bir çeşit zenginliği yaşanıyor. Hasır sepetler, saksılar dekoratif görünümleriyle istenenden fazlasını veriyor. Bazen bir yel değirmeni, bazen sırlı bir güveç kabı, estetik bir saksı, şık bir abajur, vazo, demlik, bazen de hayvan figürlü bir bahçe heykeli, ekonomik fiyatlı olmasına rağmen makbule geçen hediyelikler olarak uzun zaman kullanılıyor.

Karadeniz takaları, balıkçı tekneleri, çektirmeler, kayıklar

Sinop, Akçakoca gibi Karadeniz sahilinde yer alan turistik yerlerde turistlerin almadan geçemedikleri hediyelik objeler arasında şirin takalar, Karadeniz’e özgü gır gır denilen balıkçı tekneleri, mavnalar, kayıklar ön plana çıkıyor.
Çeşitli büyüklük ve tiplerde orijinaline sadık kalınarak yapılan ahşap tekneler, rölyefler cazip ve göz alıcı renkleriyle büyük beğeni kazanıyor. El emeği, göz nuru ile maket atölyelerinde itinayla hazırlanan, hediyelik eşya dükkânlarında sergilenerek satışa sunulan tekneler, nostaljik değer taşıyan çektirmeler, yörenin kültürünü sembolize ederken, üç liradan başlayıp 500 TL’ye uzanan fiyat aralığında yöreden alınabilecek en anlamlı, en dekoratif ürünler arasında bulunuyorÇeşit ve modelleriyle sanat galerisi gibi gezilen Ayhan Kotra, Meydankapı mahallesi, İskele Caddesi no 39 Sinop’da hizmet veriyor.
Ardahan’a özgü Damal Bebeği, Trabzon’da el yapımı Karadeniz folklorcuları, kemançeleri, tulum çalanların bibloları, Sivas’ın el yapımı ahşap ağızlıkları, Alanya’nın canlı renklerde boyanıp sevimli hale getirilerek albeni kazandırılan su kabağı tavşan yüzlü bebekleri, su kabağından yapılma boncuklarla süslü abajurları yerli yabancı turistlerin ilgilerini çekmeye devam ediyor.
Alanya ile özdeşleşen su kabağı bebekler en çok Alanya Kalesine çıkış yolu üzerinde sergileniyor.
Bebekler, balıklar en çok yapılan modeller olurken, su kabağından yapılan boncuklu abajurlara son yıllarda Bozcaada’da rastlanıyor.
İçinde yanan ampullerle değişik ışık huzmeleri yayan abajurlar etrafa değişik bir ambians kazandırırken, üzerine işlenen temalı resimlerle bulunduğu yere farklılık kazandırıryor, hediyelikler arasında yer alıyor.
Uşak Eşme gibi her yöreye mahsus kilimler, heybeler her bütçeye uygun hediyeliklerden sayılıyor. Karakalem, Elvan, Tokat içi dolusu, Tokat beşlisi, Tokat üzümlüsü, Tokat yarım elması, Tokat Çengelköy, Tokat kirazlısı gibi yöresel motifleri bulunan ve 600 yıllık geçmişe sahip Tokat yazmaları, ilin Yazmacılar çarşısında ziyaretçilerle buluşuyor.

Köy tezgâhlarından şık butiklere

Denizli’nin Buldan, İstanbul Şile’nin şile bezleri, köy tezgâhlarında dokunan bu olağanüstü dokumalar, kumaşlar, el işi perdeler, masa ve sehpa örtüleri, tekstil ürünleri yalnızca turistik hediyelik eşya olarak değil, büyük kentlerin şık ve pahalı butiklerinde vitrinleri süslüyor, modanın vazgeçilmezleri oluveriyor.
Denizli veya Buldan başta olmak üzere ilin çeşitli ilçelerinde, köylerinde yaptığınız gezilerden hediyelik olarak beraberinizde götürecekleriniz arasında bulunan Denizli bezleri, bornozlar, havlular, yatak ve masa örtüleri, el işi perdeler, ipek şallar, fularlar, dokumalar sevdilerinizi ziyadesiyle memnun bırakacak itibarlı hediyeler oluyor.
Yabancı turistlerin de satın alıp ülkelerine götürdükleri, her birinde el emeği, göz nuru çiçek motifleri, göz okşayan işlemeler, desenler büyük beğeni kazanıp, hayranlık uyandırıyor, ihraç ediliyor.

Ayvalık Cunda Adası (Alibey Adası)

Hediyeliklerin çarşıya dönüştüğü bir tatil merkezi de Ege’nin şirin ilçesi Ayvalık Cunda Adası.
Her yıl biraz daha çeşitlenerek zenginleşen, genişleyen çarşıda tüm dükkanlar tezgahlar, standlar hediyelik üzerine açılmış.
Günübirlik ziyarete ve tatile gelenler bu baş döndürücü güzellikte binbir çeşit hediyelik arasında kendilerini kaybediyorlar. Ne alacağınıza karar vermekte güçlük çekeceğiniz çarşıdan, hiç bir şey almadan çıkmak neredeyse imkansız gibi. Deniz temalı objeler, pinokyo ve benzeri ahşap ya da çeşitli bez bebekler,resimler, biblolar, abajurlar, yel değirmenleri, rüzgar gülleri, tekne maketleri, dekoratif deniz kabukları ve tabii hanımların vazgeçilmez aksesuarlarından olan taş veya gümüş takılar.

Denizli Horozu

Denizli’nin Horozu, kentin her yerinde, hatta ilçelerinde heykeliyle boy gösteriyor.
Horoz hediyeliklerde de görülüyor.
Pamuk helva veya peynir şekerine benzeyen travertenleri ile ünlü turistik ilçe Pamukkale de, topraktan yapılan, pişirilip boyanmış horoz bibloları hem dekoratif bir hediyelik obje, hem de horoz gibi olmasa da bülbül gibi öten bir biblo.
3-5 TL fiyatlı, minik, şirin ve sırt çantası, ya da valizde rahatlıkla taşınabilir olması, bir değil bir kaç tane birden satın alma imkanı veriyor.
Ekonomik fiyatının önüne geçen düdüklü toprak yapım horoz biblosu, sahibinin beğenisini kazanan, mutlu eden, bilgisayar üzerinde, kütüphane rafında, veya sehba, büfe üzerinde bulunduğu yere renk ve hoşluk katan hediyeliklerden biri olabilir.

Devrek bastonları

Bir de kimimizin adımlarına ahenk katan, yürüyüşlerimize destek olan bastonlarımız var. Kimimiz ihtiyaçtan, kimimiz koleksiyon merakından, bazısı da evin bir köşesine süs diye alıyor onları.
Bastonlarda ilk akla gelen isim Devrek tabii ama Ahlat bastonlarını da unutmamak gerekiyor.
Kızılcık ağacını kullanan baston ustaları, sap kısmına kullanıcıya psikolojik güç versin diye kurt, at, aslan, kartal başlarını anımsatan figürler koyuyorlar. Bazı figürler, kullanmasanız bile bastonları cazip hediyelikler arasına sokuyor. Sadece Devrek’de değil turistlerin sıkça ziyaret ettikleri Kapalıçarşı, Mısır Çarşısı,gibi çarşıların hemen hemen hepsinde seçme Devrek bastonları meraklılarını bekliyor.  Koleksiyon yapanlar da oluyor, evde bir tane bulunsun da deniyor.

Isparta’nın güllü hediyelikleri

Isparta kilim ve halıcılık, tarım ve hayvancılıkla anılsa da gül üretimi ekonomide önemli girdi sağlıyor. Başta kozmetik sanayinde kullanılmak üzere gül üretimi sonucu gülyağı iç piyasanın yanı sıra yurt dışına da ihraç ediliyor.
İlin hediyelik eşyaları arasında bulunan gülden üretilmiş çeşitlerin en tatlısı şüphesiz gül reçeli, güllü lokumları. Güllü yenecek çeşitleri bir tarafa bırakırsak, gül kolonyası, gül sabunu, gül kremleri, gül suyu, gül toniği, gül esansı, gül yağı, gül vücut losyonu, gül şampuanı, gül vazelini, gül kokulu oda ve oto spreyi, gül kokulu tespih ve seccade, gül şekli verilmiş gül mumuna varıncaya kadar “Isparta hatırası” etiketli birçok hediyelik bulunuyor. Hediyelik konusunda hangisinden alacağı konusunda kararsız kalanlar için yöresel kıyafetler giymiş gül toplayan kadınları simgeleyen bebekler, gül renkli şık ambalajlar içinde gül ürün setleri imdada yetişiyor. Isparta’nın hediyelikleri arasında özel yetiştirilmiş saksılı dikensiz gül fidanları veya isteyene özel cam şık görünümlü muhafaza içine yerleştirilmiş dekoratif amaçlı kullanımlar için ölümsüzleştirilen goncalı ve goncasız canlı gül bile var.

Hediyelik eşya cennetinde yaşıyoruz

Birbirine yakın yerlerde bile farklı hediyelikler bulmak mümkün oluyor. Aşurelikler, kapaklı kaplar, tuzluk biberlik, duvara asmak veya masaya koymak için resimli dekoratif tabaklar konusunda İznik, Kütahya bu tür çinileri ile ünlenirken, Bursa havluculukta, bıçakçılıkta, Düzce tütün, Bolu çam kolonyaları, Trabzon altın örgü bilezikleri, Beypazarı, Mardin gümüş telkari bileklik, kolye, gerdanlık, yüzük gibi takıları ile tanınıyor. Kahramanmaraş Türkiye’nin altın merkezi İstanbul’dan sonra sıralamada ikinci sırayı alıyor. Maraş burma bilezikleri yöreye özgü ustalık örnekleri barındırıyor.
Sim sırma işlemeciliği, dokumacılık, iğne oyacılığı, bakırcılık, ağaç oymacılığı köşkerlik, külekçilik, dericilik, saraççılık, keçecilik, aba dokumacılığı, demircilik gibi el sanatları gelişmiş olunca buna bağlı olarak hediyeliklerde ki çeşitlilik bir o kadar artıyor.
Sim sırma işlemeli elbise, kadife yastık, yatak örtüsü, masa örtüsü, bohçalarda zarif işlemeli hediyelikler olarak sergileniyor. Dokuma ürünleri derseniz yolluk, heybe, kilim, ağaç oymacılıkta ceviz, kavak, gürgen ağacından yapılma oyma sandıklar, mücevher kutuları, tepsi, aynalık, duvar panoları gösterişleriyle göz alıyor.
Deri işlemeciliği denilen köşkerlik işçiliği ile ortaya çıkarılan pabuçlar, çizmeler, çarıklar, terlikler, kent yaşamının yoğun temposunda yöresellikten uzak kalıp, özlem duyanlara kıymetli hediyelerden sayılıyor.
Hatay’a kadar gidip de mis gibi kokan defne sabunlarından almaz mı insan?

Kapalı Çarşı ve Mısır Çarşısı hediyelikleri

Tüm hediyeliklerin bir arada bulunduğu, turistlerin bir şey almadan çıkamadıkları çarşıların başında ise Türkiye’nin yöresel hediyelikler özeti bulunabilen İstanbul’un dünyaca ünlü Kapalı çarşısı geliyor.
Ucu kalkık pon ponlu saray terlikleri, bakır işçiliğin parladığı mangallar, boyacı sandıkları, kuyumcuların simgesel takıları, kilim kaplı çantalar, heybeler, parlak desenli dekoratif kumaşlar, deri eşyalar, cam objeler, seramikler, çiniler, renk ahenk cam abajurlar ahşap objeler, geleneksel kap çeşitleri, kar yağdıran cam küreler, cam bilyeler, biblolar, yöresel, folklorik kıyafetli bebekler ve daha neler neler…
Mesela küçücük bir hediye topaç bile hediyeyi verdiğiniz kişiyi yıllar öncesine, çocukluğuna götürüyor.
Artık günümüzde nostaljik oyuncakların anılara yoculuğa çıkaracağını düşünen turistik, hediyelik eşya satıcıları, hediye çeşitleri arasına topaçları da koyuyorlar. Alıcıları çocuklardan ziyade büyükler olan ve renkahenk topaçların tanesi üç TL den satılıyor. Kullanılmasa bile görünüşleri ile dikkat çekiyor, göz okşuyor.

Beyoğlu hediyelikleri

Hediyeliklerin en bol bulunduğu yerlerin başında Beyoğlu geliyor. Mağazalar, Pasajlar Anadolu’nun çeşitli yerleriyle özdeşleşmiş hediyeliklerin en seçme olanlarını barındırıyor. Buna ilaveten takılar, dokumalar, Beyoğlu’na özgü simgeler taşıyan hediyeliklerde bulunuyor. İstanbul’un, Beyoğlu’nun simgelerinden olan tramvaylar bunlardan biri. Çeşitli boylarda maketleri satılan kırmızı tramvaylara bakanlara, uzakta olsalar bile Beyoğlu’nu yaşatıyor, anıları geçmişi canlandırıyor. Bir Beyoğlu yürüyüşünüzde yanınızdan geçerken hakikisini görüyor, birkaç adım sonra bir Beyoğlu mağazasında veya Galatasaray Hazzopulo Pasajı girişinde maketiyle karşılaşıyorsunuz.
Aynı mevkide Avrupa Pasajında tramvay resimli bir yastık, gönlünüzü çeliyor, Balık Pazarında bile bulabileceğiniz, üzerine kadehinizi koyduğunuz tramvay resmi işlenmiş bir bardakaltı, yudumlara Beyoğlu katıyor. Küçük ve şirin olduğu kadar ekonomik fiyatlı anı hediyelik olan, Tramvayları mıknatıslı buzdolabı süslerinde yaşatmak isteyenler de düşünülmüş. Balık Pazarı girişinde ki tezgahlarda yanınızdan tramvay geçerken, buzdolabı süsünü de iki tanesi beş TL den satın alabiliyorsunuz.
Beyoğlu Pasajları oldukça zengin çeşitlere sahip, Beyoğlu’nda aklınıza gelen gelmeyen hediyelikleri fazlasıyla bulabilir, hatta seçim yapmakta kararsız kalabilirsiniz.
Avrupa Pasajı, Arnavur Pasajı, Hoccopula Pasajı, Atlas Sineması Pasajı hem İstanbul anılarını yaşamak, yaşatmak isteyenlere hem de özel günlerini kutlamak, sevdiklerinizi mutlu edecek hediyeliklerle doluCam ve seramik türü biblolar arasında horoz, tavuk, balık, kartal, maymun, tavşan, at, inek, kuş çeşitleri, aslan, fil, gergedan, flemingo, baykuş, çeşitli kediler ve enstüman çalan hayvanlar figürleri bulunuyor.
Anadolu medeniyetlerinin simgesi
Anadolu’da yaşamış onca kültürün sanat ve mimari şaheserleri de küçük biblolar halinde turistik yörelerde alıcı buluyor. Neler mi, şöyle bir hatırlayalım. Efes Celcius Kütüphanesi, Bereket tanrısı, Artemis heykeli, Ankara Anadolu Medeniyetlerinde sergilenen Hitit Güneşi, Nemrut Dağı tanrıların başları, lahitler, büstler, kabartmalar. Bodrum Sualtı Müzesinde görülen cam eşyaların kopyaları.
Dahası Yıldız Porselenin el emeği göz nuru seramikleri ve Paşabahçe camları, çeşm-i bülbüller, kesme kristaller yüzümüzü ağartan en güzel hediyeliklerden bazıları sayılıyor.
Geçmişi 19. yüzyılda III. Selim dönemine kadar uzanan ve cam ustalarının, el becerilerini göz nuruyla birleştirerek cama hayat verdiği Çeşm-i Bülbül’ün mini setleri, Türk cam geleneğini yaşatan objeler olarak evlerdeki yerini alıyor.
‘Bülbül gözü’ anlamına gelen ve bir tür sıcak cam işleme tekniği olan Çeşm-i Bülbül’ün mini boyuttaki ürünleri, aynı zamanda Paşabahçe Mağazaları müşterilerinin sevdiklerini mutlu ettikleri keyifli hediyeler olarak öne çıkıyor.
Vazo, sürahi, şekerlik, kase ve tabak alternatifleri İstanbul’dan alınacak hediyelikleri oluşturuyor.

İznik çinileri

İznik çinilerini ne kadar yazarsak yazalım, anlatırsak anlatalım hep bir şeyler eksik kalacak. en itibarlı hediyelerden sayılan geçmişi tarihe dayalı çini örneklere hayranlık duymamak mümkün değil. Ürün yelpazesi her yıl yeniliklerle genişliyor. 200 TL ye tabak da alınabilir, 1000 TL yi gözden çıkarıp üzerine Piri Reis Haritası nakşedilmiş vazo da. ideal hediyeliklerden olan İznik çinileri arasında karolar, küre kaplar, çerez tabakları, duvara asılan pano tabaklar, çeyiz topları, kaptan maketleri, çini takılara varıncaya kadar İznik, bir değil bin tane hediyelik bulabileceğiniz geniş bir hediyelik koleksiyona sahip.

Nereden ne alınabilir

Dünyada el yapımı zil yapan tek ülkeyiz, dolaysıyla ünlü grupların bateristleri zil almak için İstanbul’a geliyor, yüzlerce zil içinden her birinin tınısını dinleyerek bu zillerden satın alıyor ve ülkelerine götürüyorlar.
Müziğe meraklıysanız ya da zil kullanan bir müzisyene makbule geçen bir hediye almayı düşünüyorsanız el yapımı zillerin adresi İstanbul, el yapımı ziller arasında Bosphorus, İstanbul, gibi markaların çeşitli çap ve ses tonunda zilleri bulabilirsiniz.
Bir de Burdur Dirmil’de tokmakla dövüle dövüle yapılan deve çanları var. O da el yapımı, bu nedenle deve çanları da ziller gibi her biri farklı tonda ses veriyorlar.
Hatta Niğde Bor’da evlerin kapı üstlerine konan bu çanlar, kapının açılmasıyla sallanıp çalınca, komşular hangi eve dışarıdan birisinin geldiğini bile ses tonundan anlıyorlar. Dijital zil sesinden sıkılanlara, deve çanı nostaljik bir hediyelik olabiliyor.

Edirne’nin kokulu, meyve sabunları

Edirne’nin tarihi ve önemli meslek dallarından biri olan sabunculuk günümüzde değerini yitirsede yöresel hediyelik, dekoratif obje olarak turistlerin büyük ilgisini çekiyor.
Özel aromatik kokularla imal edilen meyve şekilli sabunları gerçeğinden ayırt etmek çoğu zaman zor oluyor.
Orijinaline sadık kalarak ve oldukça canlı renklerde sunulan üzüm, mandalin, limon, elma, armut, şeftali, portakal, muz, erik başta olmak üzere kavun, karpuz dilimi gibi tüm sabunlar, meyve tabakları, kaseleri içinde rafları, masaları iştah açıcı haliyle süslerken, imalatta içine katılan esanslarla bulundukları salonlara, odalara, banyolara dekoratif özelliğin yanı sıra güzel kokular yayıyorlar.
Ülkemizin başka yerlerinde bulunmayan yöreye özgü sabunlar, Edirne’den alınabilecek en güzel, taşınması kolay, uzun süre dayanıklı makbule geçen hediyelerden sayılıyor.

Menemen, Selçuk gibi yerlerden geçerken Sezar testileri, ya da ince hasırla özenle örülmüş sepetler, geniş kenarlı hasır yapım şık plaj çantaları, piknik sepetleri aklımızı çelmez mi?  Hepside gittiğiniz yerlerde ki anıları beraberinizde taşımanıza vesile olan hediyelikler.
Bir de turistik gezimizde yanımızda valize sığdıramayacaklarımız, aklımızın kaldığı hediyelikler var. Düzce’de imal edilen ahşap ofis eşyaları, İnegöl mobilyaları, Kilis yorganları, saf tiftikten dokunup, ev dekoru, yer kilimi, koltuk örtüsü olarak da kullanılan çeyizlerin vazgeçilmezi Siirt battaniyeleri gibi.

Gaziantep’e bir başlasak sonu gelmeyecekmiş gibi, her yer her çeşit hediyelikle dolu.
Beş ayrı hayvanın doğal derisinden yapılma, vücudu biriken elektrikten kurtaran, birçok kişinin ev içinde terlik niyetine kullandığı yemenilere hayır denebilir mi?
Sedef kakmacılıkla süslenen dekoratif eşyalar, el emeği, göz nuru, sabır örneği bakır işlemesi eşyaları kullanmaya kıyamazsınız. Bir de kutnuculuk var, sadece Gaziantep’e özgü ipekli bir dokuma türü. Zurnacılık, gümüş işlemeciliği gibi el sanatları sayesinde hiç aklınızda olmayan hediyelikler gördüğünüz anda, gönlünüzü fethedip, aklınızı çelmeye yetiyor.

Kars Sarıkamış’a has özellik taşıyan, volkanik kökenli bir cam türü olan ve sağlıktan takılara dek kullanılan Sarıkamış Obsidyeni maharetli ellerde işlenip albeni kazanarak yüzük, kolye, tespih, vitray camı, süs eşyası haline gelince, ziyaretçiler için Sarıkamış’tan bir, ya da birkaç örnek almadan dönmek imkânsız hale gelebiliyor.

Erzincan’ın Kemaliye ilçesi anlamları olan kapı tokmakları ile de ünlü. Vida, kaynak, lehim kullanmadan demiri ustaca oya gibi, kumaş gibi işleyen ustalar, günümüzde parmakla gösterilecek kadar az. Kemaliye’ye gidenler örnekler arasında seçim yapmakta zorluk çekerken, bir tanesine sahip olanlar ise kendilerini mutlu azınlıktan biri sayıyorlar.

Diyarbakır kuyumculukta hala eski önemini koruyor. Hasır bilezik, kişniş gerdanlıklar, gümüş işlemeli nalın ve çekmeceler, tezgâhlarda dokunan ipekli kumaşlar, puşular ilin hediyelik eşyaları sayılıyor.

İpek yolunun önemli durağı Bursa Koza Han’ın şöhreti yurt dışına taşmış.
Hediyeliklerin vazgeçilmez durağından alınan ipek bluz, ipek kumaş, kravat, eşarp, fularlar, itibar artıran hediyeliklerden sayılıyor.

Hakkâri Dünyanın kilim merkezi olarak tanınıyor. Modeller ise ilginç anlamlar taşıyor işte bir tanesi Kesneker anlamı kimse yapamaz, yani kimse yapmadı, böyle bir kilimi ancak Hakkârili bir kız dokur! Beşli, altılı göbeklerden oluşan kilimlerin kenar bordürleri ikili, üçlü baklava dilimlerinden oluşuyor. Sine, Lüleper, Gülhezar, Şamari, Şehvani, Gülşivan, Çılgül, Gülsarya, Şimkubük, Herki, Hevçeker, Canbezar, Halitbey modelleri birçoğu ismini çiçeklerden almış, seyredilesi güzellikte dokumalarımızdan.

Nallıhan’dan iğne işi ipek oyası, ahşap su fıçısı alınabilir

Nallıhan’ın hediyelik nesi var derseniz, ilçenin hanımları bir araya gelip koopatif oluşturmuşlar ve el emeği göz nurlarını iğne işi ipek oyasında yansıtıp birbirinden güzel 45 ila 200 TL fiyat aralığı bulunan süs takıları yaratmışlar. Hanımların boyunlarını süsleyen çiçek motifli tasarımlarına yakında her genç hanımın kullanacağı vazgeçilmez bir aksesuar olacağı, hediyelik süs eşyası gözüyle bakıyorlar.
Kaybolmaya yüz tutan el sanatlarından biri de ahşap su fıcıları, Nallıhan’a özgü bu fıçılar tamamen organik olup çivi, vida, zamk gibi hiç bir başka madde kullanılmadan sadece çam ağacından yapılıyor. Dış çemberlerde ise ardıç ağacı kullanılıyor 130 ila 500 TL arası fiyatlanan bu ahşap fıçılar 30 lt lik bile olabiliyor. Su, ayran, zeytinyağı konularak kullanılan fıçılar gözü okşayan dekoratif obje olarak geçmişe özlem duyanlar için makbule geçen bir hediyelik sayılıyor.

Beypazarı Telkarisi

Beypazarı son yıllarda yıldızı parlayan, yıl boyunca turist çeken ilçelerimizin başında gelenlerden.
Zengin çeşit barındıran Beypazarı hediyelik eşya dükkanlarında gümüş telkari sanatı örnekleri büyük beğeni kazanıyor. Özellikle 925 ayar gümüş kullanımıyla yapılan yüzükler, küpeler, bileklikler, takı setlerini gören hanımların, sevdiklerine hediye vermek isteyen beylerin, hangisinden alacağı konusunda kararsız kaldıkları hediyeliklerden sayılıyor.

Çorum’un antik eser kopyaları, Tokat’ın kavalları

Bakır ev ve mutfak araç gereçleri, semaver, mangal gibi bakır süs eşyaları, sedefli ağaç oymacık ürünler, el dokuması kilim, heybe, el örgüsü motifli folklorik özellik taşıyan çoraplar, el sanatları arasında özellikle İskilip ilçesi sepetçilik, semercilik, ağaç oymacılık ürünleri beğeniliyor. Çorum’un hediyelikleri, sadece bunlarla kalmıyor. En güzel anı ve hediyelik eşyalar arasında antik kentleri simgeleyen, müzelerde sergilenen tarihi eserlerin küçük ölçülerde yapılmış imitasyon örnekleri de yer alıyor. Bulunduğu yere güzellik, değer ve tarih katan bu objeler arasında büstler, güneş kursları, Hitit heykelcikleri, Alacahöyük, Yazılıkaya, Aslanlıkapı, Boğazkale de görülen heykel örnekleri turistik eşya satış ofis ve dükkanlarından satın alabilirsiniz. Tokat ise keçe, yemeni, kaval gibi objelerin tam merkezi.

Batman bebekleri, dokumaları, telkarileri

Batman’ın geleneksel el sanatlarının başında dokumacılık geliyor, el tezgâhlarında dokunan kumaşlar, bezler ilgi görüyor, 70 yıl önce bu ilkel tezgâhların ürünleri gelir kaynağı sayılıyordu. İğne oyası, dantel, kanaviçe üzeri nakış, el örgüsü yün kazaklar, motifli çoraplar, kilim, halı dokuması birçok aile için geçim kaynağı olarak sektör oluşturmuş. Diğer bir el sanatı ise ince gümüş tellerin birleştirilmesiyle yapılıp telkari denilen gümüş işleme el sanatı hediyelikler olarak karşımıza çıkıyor. Yapma bebekler ise oyuncak sanayinin, teknolojinin gelişmediği dönemlerde dokumalardan, artan kumaş parçaların değerlendirilmesi amacıyla ortaya çıkmış. Yapma bebek sanatı folklorik değeri olan halk kültürünü yansıtan figürleri sembolize eden, geçmişi hayli eskilere dayanan ve günümüze dek gelebilmiş bir el sanatı olarak Batman hediyelik eşyaları arasında bulunuyor.

Karamürsel sepetleri

Konik biçimde olup, fındık veya kestane ağacından uygun hale getirilen malzeme ile örülen Karamürsel Sepetleri, pratik ve kullanışlı oluşu nedeniyle yöreye özgü özellik kazanmış.
Sepetlerin ağız kısmı dip kısmına oranla daha geniş oluşu, iç hacminin dış görünüşüne göre de daha geniş görünmesi sepetler için esprili bir söyleyişe sebep olmuş.
Osmanlı padişahı Sultan Abdülaziz, av köşküne geldiğinde Karamürselliler kendisine Karamürsel sepetiyle kiraz ikram etmişler, bu küçük ve sade hediye karşısında şaşıran Abdülaziz sepetin tepsiye boşaltılmasını istediği kirazlar tepsiden dışarı taşınca “Sepeti ufak gördük ama tepsiye sığdıramadık” şeklinde mırıldanmış. Bu ifade “Ufacık Tefecik Gördün de Karamürsel Sepeti mi Sandın” şeklinde Karamürsel sepetlerini üne kavuşturmuş. Sepetler günümüz koşullarında çeşitlendirilerek Karamürsel’den gelip geçenlerin, beraberinde götürdükleri yöresel bir hediyelik çeşidi olarak hediyelikler arasında ki yerini almış.

Bolu, Mudurnu, Göynük, Taraklı’nın ahşap hediyelikleri

Dijital çılgınlığın henüz olmadığı devirlerden günümüze gelen sade, yalın, basit ama insanı geçmişe götürecek ahşap malzeme kullanımıyla yapılmış yöresel hediyelikler bu bölgelerde ağırlık kazanıyor. Bunlar arasında sofra takımları, yemek kaşıkları, kapları, salata tabakları, çerezlikler, oklava, sini, ekmeklik, askı, tarım araçlarının maketlerine, en çok Bolu, Mudurnu, Taraklı, Göynük, de rastlıyoruz. Özellikle Amasra’da Çekiciler Çarşısı’nda çeşitler öylesine artmış ki ahşap hediyeliklere, çeşitli iri taneli sert ve dayanıklı bitki tohumlarından yapılma süs eşyaları, küpeler, kolyeler ve tespihler de eklenmiş. Deniz kabuklarından yapılma olan hediyeliklerde unutulmaması gereken hediyeliklerden sayılıyor.
Her biri kendi çapında ekonomik ama kişiye verildiğinde hatırlanma, gönül alma, vesilesi olabilen yöresel özellikler taşıyor.

Kızılcahamam’ın ahşap kuş yuvaları

Şifalı suları ile ünlü kaplıca diyarı Kızılcahamam fauna ve florası ile de ünlü. Soğuksu Milli Parkı ilede tanınan ilçede kuş zenginliği bu derece fazla olunca beraberinde kuş sevgisine bağlı olarak el sanatlarına kuş yuvası imalatı olarak yansımış.
Çeşit ve büyüklükleriyle gönüllerde taht kuran sempati kazanan cazip kuş evleri yapılmış. Balkonu, bahçesi, terası olan herkesin hayır diyemeyeceği bu hediyelikler, sahibinin beğenisini kazanacak ve makbule geçecek olanlardan.

 

Hakkında Admin

Avatar of Admin
Sizlerde sitemizden iş fikirleri, hibe & destek fonları, banka kredileri, bayilik fırsatları, evden para kazanma ve internetten para kazanma imkanları hakkında bilgi edinebilir. Bizimle fikirlerinizi paylaşıp; fikrinizin gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz. www.yenibiriskurmak.com

Kontrol Edin

Tübitak Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı (BİGG)

Tübitak Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı (BİGG)

Tübitak Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı (BİGG) 2017 ÇAĞRISI 2. DÖNEMİ PANEL TAKVİMİ (17.10.2017) 1512-TEKNOGİRİŞİM SERMAYE DESTEĞİ PROGRAMI …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.