A huge collection of 3400+ free website templates JAR theme com WP themes and more at the biggest community-driven free web design site
Anasayfa / Tarım ve Hayvancılık / Organik Yetiştiricilik
Organik Yetiştiricilik
seracılık faaliyetleri

Organik Yetiştiricilik

Organik Yetiştiricilik

İnsan beslenmesinde meyvelerin vitaminler, antioksidan maddeler, doymamış yağ asitleri, enzimler, proteinler bakımından çok büyük önemleri vardır. Ayrıca meyve suyu, konserve, reçel, marmelat, pekmez ve kurutma teknolojilerinin de ham maddesini oluştururlar Bu yüzden dünyada meyve üretimi ve tüketimi giderek büyük boyutlara ulaşmaktadır. Artık dünya insanları ve özellikle ekonomik düzeyleri yüksek olan kuzey yarı küre insanları her meyveyi, organik olarak pazarlarda bulmak istemektedirler.

Türkiye’de organik tarım ilk olarak 1980’li yılların ortalarında Avrupalı alıcılardan gelen talepler doğrultusunda, kuru üzüm ve kuru incir üretimiyle başlamıştır. Ürün çeşitliliği ve üretim miktarı yurt dışından gelen taleplere bağlı olarak 1990 yılından sonra gelişme göstermiştir. Türkiye’de 2007 yılı itibariyle 16.276 adet üretici tarafından, ,174.283 hektar alanda, 201 adet ürün çeşidinde,568.128 ton organik üretim yapılmaktadır (Anonymous, 2005)
Türkiye’nin iklimi ve Toprak yapısı pek çok meyve türünün üretilmesi için uygundur. Son yıllarda ülkemizde yetiştirilen meyvelerin hem kalitesi hem de miktarı artmaktadır. Bir çok meyve türünde ihracat yapılarak ülkemiz döviz kazanmaktadır. Meyve miktar ve kalitesinin artmasında çiftçimizin modern meyve yetiştiriciliği tekniklerini uygulamanın büyük payı vardır. Organik meyve yetiştiriciliği, kurtlu elma yetiştirmek değildir.

Tam tersine meyvenin tüm özelliklerinin en iyi şekilde görüldüğü, sağlıklı, kaliteli meyve üretmektir. Bunun için teknik bilgi, doğru zamanda, doğru şekilde, uygulama gerektirmektedir. Organik meyve yetiştiriciliğinde, modern meyve yetiştiriciliği tekniklerinin uygulanması, sırasında, sentetik kimyasal ilaç ve gübre yerine, organik preparatlar kullanılmaktadır. Dolayısıyla, meyvelerde kimyasal kalıntı olmadığı için, tüketiciler tarafından tercih edilmektedir.
Tarım aktivitelerinin AB uyum aşamasında kullanılacak girdilerde (temelde gübre ve ilaç) doğal preperatlara öncelik verilmesiyle, doğa ve çevre dostu bir yetiştiricilik önem kazanacak, sonuçta ihracatımız artacaktır.

Organik Yetiştiricilik
Organik Yetiştiricilik

ORGANİK MEYVE YETİŞTİRİCİLİĞİ GENEL ESASLARI

Organik meyve yetiştiriciliğinde; Üretimde kimyasal, sentetik girdi kullanılmadan, girdilerin Organik Tarımın Esasları Ve Uygulanması ile ilgili Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, kontrol ve sertifikasyon kuruluşunun bilgisi dahilinde kullanılması, Kültürel tedbirlerin alınması, Modern meyve yetiştiriciliği tekniklerinin uygulanması, yetkilendirilmiş kuruluş tarafından kontrol edilip, sertifikalandırılması esastır.

Konvensiyonel meyve yetiştiriciliğinden, organik meyve yetiştiriciliğine geçiş süresi 3 yıldır. Bu süre kontrol ve sertifikasyon kuruluşunun izni ile 1.5 yıla kadar indirilebilir. Meyvecilik uzun vadeli bir yatırım olduğu için, bu yatırıma başlamadan önce, projesi çok iyi yapılmalıdır. Meyve bahçesi kuruluşu sırasında yapılacak hatalar yıllar sonra, telafisi mümkün olmayan sorunlar olarak ortaya çıkar Yapılacak hatalar hem üretici hem de milli ekonomi yönünden önemli ürün kayıplarına neden olur. Organik meyve yetiştiriciliğinde hedeflenen, sağlıklı bitki yetiştirmektir. Sağlıklı bir bitki, soğuğa, hastalık ve zararlılara, daha dayanıklı olur. Organik yetiştiricilikte gübre ve hastalık ve zararlılarla mücadele ilk bakışta en önemli kültürel uygulamalar olarak görülmesine rağmen, bahçe yerinin seçimi, çeşit seçimi, fidan kalitesi, uygulanacak terbiye sistemi ve budama tekniği, sulama, toprak işleme,ve hasat gibi konular,en az bu uygulamalar kadar önemli olan kültürel işlemlerdir Özkan (2005).

Bitkilerin Büyüme ve Gelişmelerini Etkileyen Faktörler Sabit Faktörler ve SabitOlmayan Faktörler olarak iki ayrı gruba ayrılırlar: Sabit Faktörler değiştirilemezler. Bahçe tesis edilmeden önce yapılacak ön etütlerde kesinlikle çok iyi analiz edilmeleri gerekmektedir. Yer ve Yöney, Toprak derinliği, rüzgar yönü ve şiddeti gibi faktörler bu gruba girerler. Sabit Olmayan Faktörler. Topraktaki bitki besin maddeleri gibi değiştirilebilir faktörlerdir Organik meyve bahçesi kurulacağı zaman öncelikle ekonomik, kültürel ve ekolojik faktörler göz önüne alınarak, projelendirilmelidir. Organik Meyve Yetiştiriciliği amacıyla bahçe kurmada dikkate alınması gerekli esaslar Klasik ya da Konvensiyonel esaslarla benzerlik gösterir(Yalçınkaya, 2006).

Ekonomik ve Kültürel Faktörler

Meyve tür ve çeşit seçiminde ekonomik olanlar tercih edilmelidir. Üretilmesi planlanan ürünlerin uzun vadede arz talep dengesi ve tüketici tercihlerinin değişebileceği göz ardı edilmemelidir. Arazinin ulaşım durumu ve pazara yakınlığı bilinmelidir. Şayet pazara ve yola uzak arazimiz var ise kurutmalık ve işlenebilir çeşitlerle meyve bahçesi tesis edilmelidir. Sulama imkanları, işçi temini, girdi temini, bitki besleme, hastalık ve zararlı yönetimi ve depolama durumları göz önüne alınmalıdır.

Yer ve Yöney

Meyvelerin tür ve çeşit özelliklerine bağlı olarak toprak tipi, hava akımı, erkencilik, güneşlenme, sıcaklık, gibi faktörlere göre yer ve yöney seçimi yapılır. Meyve bahçesi için en uygun yerler etrafındaki araziden kısmen yüksek ve hava drenajı iyi olan yerlerdir. Soğuk hava yukarıdan aşağıya aktığı için böyle yerlerde don tehlikesi daha azdır. İlkbahar geç donlarının oluştuğu yörelerde kuzey yönleri, soğuk bölgelerde ise güney yönleri tercih edilmelidir.
Organik Tarım Yapılacak Arazide Aranan Özellikler: Şehirlerarası yola ve Maden işletmelerine, ağır sanayi tesisleri, termik santraller ve Kentsel atıkların bırakıldığı yerlere uzak olmalıdır. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu sertifika vermeden önce araziyi yerinde inceleyerek uygunluğuna karar verir.

Ekolojik Faktörler

İklim faktörleri

Organik meyve yetiştiriciliğinde, ekolojiye uygun meyve türleri seçilmeli,ekolojiye adapte olmamış meyve türleri yetiştirilmeye zorlanılmamalıdır.
Meyve ağaçlarının büyüme ve gelişmelerini etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Meyvelerde çeşitliliği belirleyen en önemli faktör genetik yapı ve çevredir. Meyve çeşitleri farklı yörelerde yetiştirildiklerinde, genetik yapı aynı kalmakla birlikte çevre şartlarından dolayı bazı değişimler gösterebilirler. Örneğin, Gemlik Zeytini genel olarak her ekolojik durumda aynı genetik yapıyı gösterir. Ancak, nemli ve yağışlı bir iklimin egemen olduğu Marmara Bölgesinde ince bir kabuk yapısına sahip olan Gemlik Zeytini, daha kurak ve nem düzeyinin daha düşük olduğu İç Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde daha kalın bir kabuk yapısı oluşturur. Yine Aynı çeşit içinde farklı klonlar ortaya konmuştur. Görüldüğü gibi doğada sürekli bir gelişim ve etkileşim vardır. Genetik farklılık ele alındığında, oluşan ve genetik olarak farklı yapıda olan tiplerden bulundukları çevrenin ekolojik şartlarına adapte olanlar yaşarlar. Organik yetiştiricilikte genetik yapı irdelenerek, yörede adapte olmuş çeşit ve tiplerin, ekonomik olarak da uygun olanları tercih edilebilir

Sıcaklık istekleri bakımından meyveler tür ve çeşitlere, gelişim dönemlerine göre farklı, maksimum, minimum ve optimum sıcaklık derecelerine gereksinim duyarlar. Ağaçlar uyku döneminde türlere göre (-10)-(-30) dereceye dayanabildikleri halde çiçek ve küçük meyve döneminde (-1)-(-4) derecede zarar görürler. Sıcaklığın kademeli olarak değil de birden düşmesi ile zarar artar. Dalgalanan sıcaklık dereceleri çiçeklenmeye ve döllenmeye doğrudan etki ederler. Bu zarar sonucunda ikincil olarak enfeksiyon zararları ortaya çıkar. Meyve bahçesi kurulacak arazini bulunduğu yörenin en düşük ve en yüksek hava sıcaklığını bilinmesi gerekir. Çünkü ağaçlar düşük sıcaklıkta zarar gördükleri gibi yüksek sıcaklıkta da zarar görürler. Düşük ve yüksek sıcaklık zararı tür ve çeşide, fenolojik aşamaya ve sıcaklık derecesine bağlı olarak değişim gösterir Özellikle son yıllarda küresel ısınmadan dolayı ülkemizde sıcaklıkların artması sonucu meyvelerde güneş yanıklığı zararı görülmektedir.

Bitki Besin maddelerinin taşınması ve çözünmesinde etkilidir. Hava Nisbi Nemi; Meyve ağaçlarında gelişme,döllenme,hastalılıklar ve verim üzerine çok etkilidir.Örneğin hava nisbi nemi %50-60dan aşağı olduğunda elmalarda haziran dökümü şiddetli olur. Yükseldiğinde kabuk paslanmaları ve mantari hastalıklar artar. Yüksek nem elma da karaleke, zeytinde halkalı leke hastalığıan yol açar. Bunun dayanıklı tür ve çeşitler tercih etmeliyiz. Mesela demir elması karalekeye, Karamürsel su zeytini halkalı lekeye dayanıklıdır. Ayrıca yüksek ne olan yerlerde, ağaçların altı temiz bırakılmalı ve gövde yüksekten taçlandırılmalıdır. Toprak Nemi; Ağaçlarda sürgün ve tomurcuk gelişmesine, meyvelerde irilik, şekil, renk ve kalite üzerinde etki yapar.Verimi artırır.Nem yağışlarla karşılanamıyorsa sulama yapılır

Işık: Meyve ağaçlarının yapraklarında klorofilin teşekkülü, fotosentezin yapılması, sürgün ve yaprakların normal şekil,irilik ve kalınlıkta teşekkül edebilmeleri ve meyvelerde güzel kabuk renginin meydana gelmesi için ışığın bulunması şarttır. Meyvelerde ışık isteği tür ve çeşide, gelişim dönemlerine görede farklılık gösterir
Sis, Don, Dolu: Meyve ağaçlarında; sis,çiçeklenme zamanında tozlanmayı ve döllenmeyi güçleştirir. Özellikle ilkbahar geç donları ve sonbahar erken donları ile hasat döneminde dolu çok zararlıdır.
Rüzgar: Hafif rüzgarlar Rüzgarla döllenen meyvelerde çiçek tozlarının taşınması ve döllenmeye olumlu etkide bulunurlarken, sert rüzgarlar olumsuz etkide bulunurlar. Ayrıca, çiçek ve meyve dökümüne yol açarlar. Çok sert rüzgarlar ise sürgün, dal kırılması ve hatta ağaçların yıkılmasına neden olurlar. Rüzgar zararının engellenmesi amacıyla rüzgar kıranlar iyi sonuç verirler.

Toprak Faktörleri

Genel olarak meyve yetiştiriciliğinde derin, nemli ve geçirgenliği iyi olan kolay işlenebilen hümüsce zengin olan topraklar en uygun olanlarıdır Toprak derinliği en az 2 m aynı profile sahip olmalıdır.. Taban suyunun yüksekliğinin yüzlek kök yapan meyve ağaçları için 1 m,derin köklüler için 2 m den yukarı çıkması istenmez.. Meyve ağaçlarının önemli bir kısmı PH 6-8 arasında yetiştirilir.

FİDAN ÜRETİM TEKNİKLERİ

Organik Meyve Yetiştiriciliğinde fidan üretiminde organik olmayan kullanımına izin verilmeyen Büyümeyi Düzenleyici Maddelerin kullanılmaması gereklidir. Bu nedenle tür ve çeşitler ile kullanılan anaçlara göre farklı üretim teknikleri uygulanır.

Generatif Üretim Teknikleri

Generatif üretim teknikleri ile organik meyve fidanı üretmek için, önce çöğür elde edilmesi amacıyla tohumlar çimlendirilirler. Çimlendirilme aşamasında çimlenmeyi uyartıcı ve hızlandırıcı hiçbir kimyasal yöntem uygulanmaz. Bunun yerine çimlenmeyi engelleyici maddelerin tohumdan uzaklaştırılması ve tohumların dış kabuklarının aşındırılması amacıyla katlama uygulaması yapılır. Katlama süresi, tür ve çeşide bağlı olarak 30-150 gün arasında değişir. Bunun için tohumlar, perlit ya da kum içerisinde nemli tutulacak şekilde uygun kaplarda 7-10 oC sıcaklıklarda bekletilirler. Tohumla çoğaltılan meyve tür ve çeşitlerine ait tohumlar mekanik yöntemle, suya daldırma ve suda bekletme ile çimlendirilebilir.

Kışı soğuk geçen yerlerde tohumların doğrudan açık araziye, özel tohum parsellerine veya tarlaya ekilmesi ile katlama yapılmadan iyi sonuç alınır. Bunun yanında çöğür üretiminde uzmanlaşmış üreticilerden hazır çöğür alımıdır. Ancak çöğür üretilen alanların organik yetiştiricilik kriterlerine uygun olması gerekmektedir. Elde edilen çöğürlere aşı yapılarak istenilen tür ve çeşidin çoğaltımı yapılabilir.

Bir diğer yöntem de dikim yerine doğrudan tohum ekimi ve aşılama ile fidan elde edilmesidir. Bu şekilde elde edilen meyve fidanları stres koşullarına daha dayanıklıdır. Tohumdan çöğür elde edilmesi ve aşılama sonucunda aşılı bitki elde edilmesinin uzun zaman alması bu yöntemin olumsuz yönüdür.

Vegetatif Üretim Teknikleri

Vegetatif üretimdede generatif üretimde olduğu gibi köklendirmeyi teşvik edici ve kolaylaştırıcı hormonlar kullanılmamalıdır. Bunun yerine oksin üreten bakteriler köklenmeyi teşvik etmek amacıyla kullanılabilir. Hiçbir madde kullanılmadan, köklenmesi yüksek olan nar, incir gibi meyve tür ve çeşitleri ile elma ve bazı Prunus anaçları çoğaltılabilir. Yine daldırma ile bazı üzümsü meyveler ile kızılcık fidan üretimi gerçekleştirilebilir.

ANAÇ ÇEŞİT SEÇİMİ

Organik Meyve Yetiştiriciliğinde üretici hedefleri; ağaçların erken meyveye
yatması, bir başka deyişle Gençlik Kısırlığı Döneminin kısaltılmasıdır. Mevcut koşullarda en yüksek verim alınması, üretim maliyetlerini düşürücü ve işlemleri kolaylaştırıcı bir dikim yapmak, en iyisi sınırlayıcı iklim ve toprak faktörlerinin olduğu yerde bahçe kurmamaktır.

ANAÇ SEÇİMİ

Meyvecilikte kullanılan anaçlar; çöğür anacı ve klon anacı olarak iki gruba ayrılırlar. Bahçe tesisinde anaç seçimi, ürün ya da çeşit seçimi kadar, hatta bazı durumlarda daha da fazla önem kazanır. Anaç seçimi ile meyve yetiştiriciliğini sınırlayan bazı faktörlere karşı iyi ve etkili bir çözüm sağlanmış olunur. Diğer taraftan, anaçların verim, meyve iriliği, olgunlaşma zamanı ve renk, tat ve aroma gibi meyve kalite özellikleri üzerine doğrudan etkisi vardır. Ayrıca, dikim şekilleri, sıklığı, budama ve terbiye gibi bazı kültürel işlemler kullanılan anaca göre farklılık gösterir.

Çöğür Anaçları

Çöğür anaçları meyve tohumlarının çimlendirilmesi sonucunda elde edilirler. Bu şekilde elde edilen anaçlar kazık kök sistemi oluşturdukları için özellikle hem su stresinin baskın olduğu ve hem de kök boğulma riskinin fazla olduğu koşullara uyum gösterirler.

Klon Anaçları

Klon anaçları ise kolay köklenme özelliğindeki anaçların vegetatif yöntemlerle üretilmesi ile elde edilirler. Klon anaçlarının, kitlesel üretimlerinin kolay oluşu yanında farklı toprak özelliklerine uyum gösterebilmeleri en belirgin avantajlarındandır. Ancak vegetatif anaçlar toprak kökenli bazı hastalık ve zararlılara hassastırlar. Vejetatif anaç seçiminde çeşitle uyuşma, toprak yapısı, kök hastalık ve zararlılarına dayanıklılık/duyarlılık gibi unsurlara dikkat edilmelidir.

ÇEŞİT SEÇİMİ

Çeşit Seçimini Etkileyen Faktörler ise verim, meyve iriliği, ağaç gelişme kuvveti ve hacim, olgunlaşma zamanı, meyve kalitesi, hastalık ve zararlılara dayanıklılık veya toleranstır. Bu faktörler Pazar isteklerine göre farklılık gösterirler
Yerli, ıslah edilmiş veya dışarıdan gelmiş meyve çeşitlerinin ekolojik adaptasyonları incelendikten sonra, bölge için ticari değeri olan her sene ekonomik meyve veren, hastalık ve zararlılara dayanıklı çeşitler ve uygun anaçlar kullanılarak yapılan meyvecilik başarılı olur. Bölgenin toprak, iklim yapısına uygun, bazı hastalıklarına dayanıklı anaç ve çeşitlerle dikim yapılmasına dikkat edilmelidir. Organik Tarımda yöreye özgü, yerel çeşit ve tiplerin yetiştiriciliği uygun görülmektedir. Ancak yerel çeşitlerin Yerel bir adaptasyonları söz konusudur. Yani sadece bulundukları yöreye uyum gösterirler. Farklı bir yörede aynı performansı göstermeyebilirler. Verim oldukça düşük olup, meyveler küçüktür. Tat ve aroma bakımından kendilerine has üstün özellikleri vardır. Bulundukları yerlerde hastalık ve zararlılara karşı dayanıklıdırlar.

MEYVE BAHÇESİ TESİSİ

Organik Meyve bahçesi tesis edilmeden bir yıl önce yeşil gübreleme yapılmalıdır. Tesis yılında mutlaka toprak analizi yapılmalıdır. Analiz sonuçlarına göre, anaç seçimi yapılır. Bitki besleme proğramı hazırlanır. Organik Meyve yetiştiriciliğinde, Klasik Meyvecilikte kullanılan Kare, Dikdörtgen veya Üçgen dikim şekillerinden biri kullanılabilir. Dikim mesafesi meyve tür ve çeşidi ile arazinin ekolojik özelliklerine göre değişir.Bahçe tesisinde kullanılacak fidanların bir yaşlı ve organik sertifikalı olmasına özen gösterilmelidir. Meyilli arazilerde, düz veya taban arazilere göre daha sık dikim uygulanabilir. Nemli ve soğuk zararı olan bölgelerde yüksekten taçlandırma yapılmalıdır.
Bazı meyve ağaçlarından iyi ürün alınabilmesi için mutlaka yabancı tozlanmaya ihtiyaç vardır. Ayva, kayısı, şeftali (J.H.Hale hariç ) ve nektarinler kendi kendini dölleyebilirler. Fındık ceviz, kestane ve zeytinde yabancı döllenme verimi artırır. Oysa Elma,armut, kiraz, erik, badem çeşitlerinde tozlanma problemi olduğundan mutlaka bahçede iyi bir tozlayıcı çeşit bulunmalıdır.Dölleyici çeşitler ana çeşide 12-15 m mesafeden uzakta olmamalı ve arazide 1/9 oranında döleyici çeşit dikilmelidir. Ayrıca Tozlanma,rüzgarlarla ve böceklerle olur. Bu nedenle meyve bahçelerinde arı kovanının bulunması döllenme açısından önemlidir.

YILLIK BAKIM İŞLEMLERİ

Sulama

Sulama: Bitkilerin büyümeleri ve hayati faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için toprakta gerekli olan ancak doğal yollarla karşılanamayan suyun değişik yöntemlerle toprağa verilmesidir. Organik bitkisel üretimde kullanılacak ,sulama suyu çevre kirliliğine yol açmamalıdır. Sanayi ve şehir atık suları ile drenaj sisteminden elde edilen drenaj suları organik tarımda kullanılamaz. Gerekli hallerde suyun uygunluğuna yetkilendirilmiş kuruluş tarafından yapılacak kontrollerde karar verilir. Sulama, toprak yapısında bozulmaya ve erozyona yol açmamalıdır Anonymous, (2005a)

Organik meyve yetiştiriciliğinde asıl olan sağlıklı bitki yetiştirilmesi olduğu için, bitkinin istediği zamanda, istediği miktarda suyun verilmesi çok önemlidir. Sulama meyve tür ve çeşitlerinde verim artışını sağlar, vegetatif gelişmeyi teşvik eder. Tomurcukların ayrım ve gelişmesinde etkilidir. Meyve dökümünü azaltır. Sulama teknikleri, tür ve çeşide göre değiştiği gibi uygulanan toprak yönetim Yöntemlerine göre de farklılık gösterir. Meyve bahçelerinde sulama, ağaçların kök bölgesinde birikerek kök çürümelerine neden olamayacak şekilde yapılmalıdır. Meyve bahçelerinde damla sulama ve mini spring sulama sistemleri en uygundur.

Budama

Budama: Ağaçların fizyolojik ömürlerini kısaltmak,ekonomik ömürlerini uzatmak ve meyve kalitesini artırmak için ağacın tacına uygulanan kesme , bükme , eğme,tomurcuk alma gibi işlemlerdir.Meyve fidanları dikim sırasında köklerinde bulunan, ezilmiş, kırılmış kesilmesi, taç kısmında ise istenilen gövde yüksekliğinde kesilmesi ile dikim budaması yapılır. Gençlik döneminde, vegetatif gelişme generatif gelişmeden daha baskındır. Bu dönemde Şekil Budaması yapılır. Verim döneminde vegetatif gelişme ile generatif gelişme arasında bir denge vardır. Uygulanacak budama yöntemi Verim Budamasıdır. Yaşlılık döneminde generatif gelişme vegetatif gelişmeden daha baskındır. Bu durumda Gençleştirme Budaması uygulanır(Yılmaz,1992, Yalçınkaya, 2006).

Organik Meyve Yetiştiriciliğinde budamanın en önemli fonksiyonu vegetatif ve generatif dengeyi kurmak yanında ağaçlarda hastalıklı ve zararlanmış bitki parçalarının bahçeden uzaklaştırılmasıdır. Budama sırasında mutlaka kullanılan aletler dezenfekte edilmelidir. Öncelikle hastalıklı dallar kesilip, budama aletleri dezenfekte edildikten sonra hastalıksız dallarda budama işlemleri yapılmalıdır. Özellikle kalın dal kesimlerinde budama sonrası, kesim yerleri aşı macunu gibi koruyucu maddelerle kapatılmalıdır. Budama zamanı ve budama tekniği konvensiyonel meyve yetiştiriciliğinde olduğu gibidir.

Toprak Yönetimi ve Bitki Besleme

Organik meyve yetiştiriciliğinde; Yetkilendirilmiş kuruluş tarafından yapılan kontrollerde arazide toprak koruma tedbirleri alınıp alınmayacağına karar verilir. Gereksiz ve toprakta erozyona neden olacak şekilde toprak işleme yapılamaz. Anonymous, (2005). Genel olarak meyve yetiştiriciliğinde Açık Toprak Yönetimi, Yarı Örtülü Toprak Yönetimi ve Örtülü Toprak Yönetimi olmak üzere üç farklı yöntem uygulanır. Bol yağış alan bölgelerde örtülü toprak yönetimi tercih edilir. Organik tarımda, toprak yapısını bozmayacak şekilde uygun zamanda (kuru veya yaş iken değil tavında), uygun alet ve ekipmanlarla gerektiğinde yapılmalıdır.Minimum toprak işleme önerilmektedir.Tamamen temiz toprak işleme yerine yabancı ot yönetimi ilke edinilmelidir.

Toprağın genelde örtülü olmasına çalışılmalıdır. (Örtü bitkilerinin erozyon kontrolu, su kaybını azaltma, faydalı böceklere konukçuluk vb. işlevleri de vardır). Gerektiğinde malçlama uygulanabilir(Altındişli,2006a). Organik meyve yetiştiriciliğinde Toprağın derin ve aşırı işlenmesi özellikle ağaç izdüşümündeki aktif köklerin zararlanmasına ve ağaçların zayıflamasına neden olur. Toprak işleme sıra aralarında sadece yabancı otları yok etmek amacıyla yüzeysel olarak yapılmalıdır.

Bitki Besleme: Bitkilerinin iyi gelişebilmesi için, eksikliği duyulan bitki besin elementlerinin bitkilere verilmesidir. Kullanılacak bitki besin maddeleri bitkinin ihtiyacı kadar, usulüne uygun ve zamanda verilmelidir. Organik meyve yetiştiriciliğinde, toprak ve yaprak analizleriyle beraber çiftçinin gözlemleride önemlidir. Sadece bitki gelişmesinin teşvik edilmesine yönelik bir gübreleme gençlik kısırlığı dönemini uzatıp, azman fakat verimsiz meyve bahçeleri meydana getirir. Bitki beslemede Azot Fosfor Dengesinin iyi kurulması gerekir. Bu denge,toprak ve yaprak analiz sonuçlarına ve tekniğe uygun hazırlanan bitki besleme proğramları ile mümkün olmaktadır.

Organik tarımda bitki besleme uygulamaları içersinde, yeşil gübreleme, hayvan gübresi ve kompost, olmazsa olmazlardır.Yeşil gübreleme esas olarak, toprakta gerekli organik maddeyi sağlamak amacıyla, yetiştirilen bitkilerin gelişmelerinin belli bir devresinde henüz yeşil halde iken sürülerek toprak altına getirilmesidir. Yeşil gübre bitkisi olarak çok çeşitli bitkiler yetiştirilse de, baklagil bitkileri daima iyi yeşil gübre bitkileri olarak kabul edilmektedir. :Çünkü baklagil bitkileri toprağa yalnız organik madde sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda toprağı azotça zenginleştiriler(Atilla,1999).Organik meyve yetiştiriciliğinde, dikimden 1-2 yıl önce yeşil gübreleme yapmak özellikle azot kaynağı ve toprağın ıslahı açısından önemli bir kazanç olacaktır. Dikim sonrası yeşil gübreleme, 2 yılda bir, ağaç taç izdüşümüne fiğ gibi baklagil bitkisi ekilerek yapılabilir. Fiğ bitkisi % 80 çiçeklendiği zaman toprağa karıştırılmalıdır.

Yeşil gübre yanında, asıl besin kaynağı çiftlik gübresidir. Bahçe kurulurken arazinin yapısına göre dekara 2- 4 ton, sonraki yıllarda,. bitkinin besin ihtiyacına göre her yıl dekara 1-2 ton yanmış çiftlik gübresi verilir. Ayrıca besin madde içeriği özel olarak hazırlanan organik çiftlik gübreleri de önerilen dozlarda kullanmalıdır..
Kompostlaşma işlemi uygun sıcaklık ve nem miktarlarının sağlandığı havalı ortamlarda mikrobiyal canlılar tarafından organik materyalin biyolojik olarak ayrışma ve yeniden yapılanmalarından oluşan işlemdir.Kompost Üretmek ve Kullanmak;Kompost olgusu global ekosistemin üç ana alt sisteminin denge ve verimliliğine hizmet eden mucizevi bir formüldür.

1-Doğal sistemlerin kaynak tabanını ve fonksiyonelliğini korumak
2- Tarım sistemlerinin temeli toprağın sürdürülebilirliğini ve verimini sağlamak.
3- Yerleşim sistemlerinin en büyük çevresel problemi olan çöp sorununa çözüm üretmek demektir(Kara, 2008a,b).

Organik meyve bahçelerindeki her türlü budama ve hasat atıkları kompost yapılarak yeniden toprağa kazandırılmalıdır.Bunların yanında toprağın yapısını düzeltici ve bitkiye besin kazandırıcı olarak Klinoptilolit,, humik asit, deniz yosunu, mikoriza, bakteri vb. gibi organik gübre ve toprak iyileştiriciler kullanılabilir.

Gübrelemede,Yeterli toprak verimliliği ve biyolojik aktivitenin sağlanamaması halinde Organik Tarımın Esasları Ve Uygulanması ile ilgili Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yer alan, mikroorganizma preparatları yetkilendirilmiş kuruluşun onayı ile kullanılabilir.Bitki beslemede dikkat edeceğimiz en önemli konu kullanılacak ürünlerin kontrol ve sertifika kuruluşlarınca organik gübre olarak onaylanmış olmasıdır.

Organik meyve bahçelerinde bitki besleme; Her yıl meyve bahçelerinden alınacak olan toprak ve yaprak örnekleri analiz sonuçlarına göre,Organik(ekolojik) Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik doğrultusunda, uzmanlar tarafından hazırlanan bitki besleme programlarına göre, kontrol ve sertifikasyon kuruluşunun bilgisi dahilinde uygulanmalıdır.

Bitki Hastalık Ve Zararlı Yönetimi

Geleneksel tarımda, yeterli bir bitki koruma için, kültürel yöntemlerle, ilaçlı mücadeleye,ve biyolojik savaşıma belirli bir kombinasyon içinde yönelmek esastır. Bu özelliği ile bitki koruma, geleneksel tarım içinde başlı başına bir bölümdür. Ekolojik tarımın bütünlük prensibi, bitki korumanın üretim süreci içinde kendi başına bir birim olmasına izin vermez. Ekolojik tarım bir ekosistemin kendi kendine şifa bulmasını öngörür.

Ekolojik tarım, doğaya yabancı,ona aşırı biçimde müdahele eden, biyolojik çeşitliliği azaltan,kalıntı sorunu yaratarak canlıların yaşamını riske sokan sentetik kimyasalların pestisit olarak kullanımını yasaklar. Geleneksel tarımın önemli pestisitlerinden olan kükürt ve bakır kullanımı ancak belirli sınırlar içinde mümkündür. Öncelikle kültürel önlemlerin desteğiyle, sağlıklı bir çevre yaratıp, pestisitlerin yerine, Organik Tarımın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikte belirlenen bitki koruma maddeleri ile hastalık etmeni ve zararlılar kontrol altına lamaya çalışılır. Zararlıların kontrol altına alınmasında biyolojik mücadeleye ve yararlı faunanın korunmasına önem verilir. Bazı zararlılara karşı yalnızca biyoteknolojik yöntemlerden faydalanılır(Onoğur ve Çetinkaya, 1999).

Organik meyve bahçelerinde, Hastalık ve zararlılara dayanıklı tür ve çeşit seçimi yapılmalıdır. Meyve tür ve çeşitlerine göre, uygun toprak işleme yöntemleri, kültürel, biyolojik ve biyoteknik mücadele metotları uygulanmalıdır. Anonymous, (2005a) Biyoteknik mücadelede “Her ağaca bir tuzak” slogan haline gelmelidir. Dünyada ve Türkiye’de son yıllarda Organik meyve yetiştiriciliğinde bazı hastalık ve zararlıların yönetimi için çok sayıda organik preparatlar geliştirilmiştir.

Hasat

Organik esaslara göre üretilmiş ve tescil edilmiş ürünler tekniğine uygun olarak hasat edilmeli, tüketiciye kadar ulaşana dek hiçbir kimyasal muameleye maruz bırakılmamalıdır. Organik ürünlerin hasadında kullanılan teknik araç ve gereçlerin ekolojik tahribat ve kirlilik oluşturmaması gerekir. Elle toplama materyalleri ürünün organikliğini bozmayacak yapıda ve hijyenik olmalıdır( Ambalajlamada, ürünü koruma yanında albeni ve özelliği belirtmeye önem verilmelidir. Kullanılan ambalaj malzemeleri de çevre dostu olmalı, kimyasal katkı içermemelidir. Ambalajlama, özellikle lokal ya da yerel ürünler için iyi bir pazarlama ve koruma aracıdır(Anoymous 2005).

Hakkında Admin

Avatar of Admin
Sizlerde sitemizden iş fikirleri, hibe & destek fonları, banka kredileri, bayilik fırsatları, evden para kazanma ve internetten para kazanma imkanları hakkında bilgi edinebilir. Bizimle fikirlerinizi paylaşıp; fikrinizin gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz. www.yenibiriskurmak.com

Kontrol Edin

Tübitak Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı (BİGG)

Tübitak Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı (BİGG)

Tübitak Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı (BİGG) 2017 ÇAĞRISI 2. DÖNEMİ PANEL TAKVİMİ (17.10.2017) 1512-TEKNOGİRİŞİM SERMAYE DESTEĞİ PROGRAMI …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.