A huge collection of 3400+ free website templates JAR theme com WP themes and more at the biggest community-driven free web design site
Anasayfa / Yeni İş Fikirleri / Cep Sineması İşletmeciliği
Cep Sineması İşletmeciliği
cep sineması

Cep Sineması İşletmeciliği

Cep Sineması İşletmeciliği

Beyazperde sektörü her geçen gün inanılmaz büyümekte ve yüksek bütçeli yapımlar ortaya çıkmaktadır. Büyüyen sektörle beraber seyirciler tarafında da aynı şekilde gelişme söz mevzusudur. Vatanımızda ise bilhassa minik illerde ve ilçelerde cep beyazperde işletmeciliği oldukça kazançlı bir iş fikri olabilir. Beyazperde işletmeciliği nedir,iyi mi yapılır,filmlerin oynama şartları nedir? Bilmeyenler yada merak edenler var ise data vereyim.

Beyazperde açmak maliyetli bir iştir.1 salonun bir tek ses ve görüntü malzemelerinin fiyatı sıfır alınacaksa 40.000 euroya kadar çıkabilir.Her makinada bir kaç tane objektif ve mercek bulunur.Filmin özelliğine nazaran (kare,sinemaskop,panoramik) uygun mercek takılır.

Sıfır mercek tutarları 2.000 eurodan adım atar zaman içinde yenilenmesi gerekir.Beyazperde perdesinin fiyatı ebatlarına ve kalitesine göre değişiklik gösterir (en iyisi gümüş perdedir).Bir beyazperde koltuğuda kalitesine nazaran 150tlden adım atar 1.000 tlye kadar çıkabilir.Ses yalıtımı,duvar ve yer döşemeleri eklenince maliyet iyice artar.Büyük beyazperde işletmelerinde bu maliyet oldukça yukarılara çıkabilir.Bir üç boyutlu sistemin fiyatı ses sistemi hariç 120.000 dolar civarındadır.Bu paranın geri dönüşü minik şehirlerdeki sinemalar için oldukça uzun süre alacaktır bundan dolayı bir oldukça beyaz perdede üç boyutlu yoktur.

Beyazperde salonları dağıtım şirketleriyle antak kalma yaparlar.Yapımcıyla anlaşan dağıtım şirketleri filmin sinemalara dağıtılmasından,gösteriminin sağlanmasından,lüzumlu koşullara uyulmasından,filme ilişkin poster,fragman vs.. malzemelerin dağıtımından mesuldür.Itina Film,Uip,Warner Bros,Tiglon,Medyavizyon,Pinema,Cine Film en büyük dağıtım şirketleridir.Filmin hangi şirketten dağıtım yapılacağı film yapımına başlanmadan bellidir çoğu zaman.Bazende filmin gösterime girmesine bir kaç ay kala şirket değişebilir.

Sinemacı filmin hangi tarihte gösterime gireceğini dağıtımcıdan gelen bilgilerle bilir.Fakat esas tarih dağıtımcıdan film teklifi gelmesiyle kesinlik kazanır.Dağıtımcı filme ilişkin koşulları ve yayınlanma tarihini bildirir.Sinemacı belli bir tarihe kadar filmi programa alıp almayacağını şirkete bildirir.Tüm sinemalardan gelen talep ile bu sayıda kopya basılır.

Her filmin kendine hususi şartları olabilir.İddialı filmler çoğu zaman ilk 2 hafta en büyük salonda ve minimum 6 hafta süre yayınlanma şartı ile verilir.Bu süre bazı filmlerde 3-4 haftadır.Büyük filmler çoğu zaman kasım-şubat aylarında çıkarlar.Bu tarihler en fazla beyaz perdeye ilginin olduğu tarihlerdir.2 büyük film aynı tarihte ya da yakın tarihlerde gösterime gireceklerse değişik dağıtım şirketlerinden girecektir.Her şirket kendi şartları içinde filmin programa alınmasını ister ve bu şartlardan ödün vermezler.Sözgelişi 2 salon oynama şartı var ise salon sayısı azca olan sinemalar mecburen 2 filmden birini seçmek durumunda bırakılırlar.Ya da yakın tarihlerde oldukça sayıda film var ise gösterime girecek filmlerin hepsini oynatamazlar.Bu minik sinemalar için sıkça karşılaşılan bir sorundur.

Cep Sineması İşletmeciliği
cep sineması

Filmin seansları ve oynayacağı salon her hafta dağıtımcı şirkete bildirilir.Firmalar filmin süresine nazaran maksimum sayıda seans yapılmasını isterler.O salonda başka film oynamasını ve seans eksiltilmesini kabul etmezler.Yalnız filmin son haftalarına doğru 2-3 seans oynamasına bir şey demezler.

Sinemacılıkta esas kaide pursantaj sistemidir.Doğrusu filmin beyaz perdede yapmış olduğu hasılatın ortalama %50si beyaz perdeye %50si dağıtımcı şirkete kalır.Sinemacıya kalan hisse brüttür.Harcamalar,kdv,eğlence vergisi ve öteki vergileri sinemacı kendisine kalan miktardan öder.Dağıtımcı şirkette %50 içinden kendi payını alır.Kalanı filmin yapımcısına gider.Her gün sonunda günlük şahıs sayısı ve kazanç filme ilişkin bordroyla şirkete bildirilir.Perşembe son seanstan sonrasında filmin haftalık kazancı ve yapılacak ödeme bellidir.Gelecek hafta içinde dağıtımcıya düşen hasılatın ödemesi yapılır.Firmalar sık olarak salonlarda açık yada gizli saklı sayım yapabilirler.Filme ilişkin bildirilen şahıs sayısı ile meydana getirilen sayımın uyuşmaması durumunda yaptırım uygulayabilirler.

Esas sistem pursantaj olmasına karşın firmalar bazı filmler için minimum güvence bedeli isteyebilirler.Eğer film bu bedelin altında kazanç yaparsa şirkete bunun ödemesi yapılmak zorundadır.Eğer meydana getirilen kazanç bu miktarı geçerse yarısı gene şirketindir.Bu karşılık 4.000tl ile 30.000tl içinde değişebilir.Sinemacı riskli görmüş olduğu filmleri bu yüzden almayabilir.Yabancı filmlerde ise genel anlamda bu karşılık istenir.Büyük şehirlerdeki sinemalardan böyle bir durum istemezler şu sebeple meydana getirilen iş fazlasıyla bu miktarı geçeçektir potansiyeli vardır.Bu yüzden minik şehirlerdeki sinemalar bir oldukça yabancı filmi çıkmış olduğu tarihte değil 4-6 hafta sonrasında oynatmak durumunda bırakılırlar.Buna 2. vizyon yayınlanma denir.Bundada çoğu zaman 1.000-2.000 tl arası bir güvence bedeli istenir.Bu miktarı aşarsa kazanç yarısı gene firmanın olur.

Film 1. vizyon olarak gösterilecekse beyaz perdeye dağıtımcı şirketten karayolu kargosu yada havaalanı var ise tayyare kargosu ile gelir.İstanbul içinde kurye kullanılır.Filmler bir çuvalın içinde gelir.Film kısımlardan oluşur ve kutuların içindedir.90 dakikalık bir film 5 kısımdan oluşur.Bu kısımlar beyaz perdede birleştirilir.Filmin vizyonu bitince yine kutularına konur ve başka bir beyaz perdeye yada firmanın adresine gönderilir.Film 2. vizyon olarak gösterilecekse çoğu zaman vizyonu tamamlamış başka bir beyaz perdeden gelir.Azca sayıda kopyası olan filmler bu şekilde sinemalar arası dolaşır.

Sinemacılıkta aslolan parayı kazananlar Afm ve Cinebonus benzer biçimde büyük sinemalardır.Bunun nedenide bu sinemaların neredeyse tamamı avmlerdedir.Buralarda aslına bakarsan mevcut bir potansiyel olduğundan satın alan sıkıntısı çekmezler sinemalarına en iyi yatırımları yapmaktanda çekinmezler.Minik şehirlerdeki bir oldukça beyazperde yazın kendi harcamalarını bile karşılayamaz fakat buralarda devamlı hareket vardır.

Sinemalarda devamlı aksaklık çıkabilme ihtimali vardır.Tamamen dolu olan bir salonda aniden filmin sesi gider örneğin.Sesi okuyan lazerde bir sorun çıkmıştır.Ya da filmi oynatan makina aniden çalışmaz mekanik bir arıza vardır.Kimi zaman film geç adım atar arıza giderilir bazende giderilemez.Bu benzer biçimde durumlar yaşanabilecek en fena durumlardır.Bir salon dolusu insan vardır ve filmi oynatamazsınız.iadeler yapılır,açık bilet verilir,özür dilenir vs… fakat hepimiz anlayışlı olmaz.Şikayetler,bu şekilde rezillik olmaz,bu ne şekil beyazperde diyenler olur.İzleyicide haklıdır mağdur olmuştur fakat burda en büyük ziyanı çeken sinemacıdır.Eğer gittiğiniz sinemalarda bu benzer biçimde durumlar yaşarsanız anlayışlı olmalısınız.

2014 YILI GÜNCEL BİLGİLER:

Mevzuyu açtığımdan bu yana beyazperde teknolojisinde değişimler oldu.Dijital kopyalar artık 35mm film standartının yerini aldı.Bir kaç yıl içinde 35mm kopyalar tamamen ortadan kalkacak büyük olasılıkla,sinemalar dijital dönüşümünü tamamlamak durumunda kalacaklardır.Dijital beyazperde ekipmanları ilk çıktığından bu yana fiyatlarında düşüş olsa da yinede yüksek maliyetleri devam etmektedir.Averaj bir dijital görüntü ve ses sisteminin maliyet fiyatı 35.000-40.000 Euro arasındadır.Buna üç boyutlu ekipman dahil değildir onun fiyatıda 10.000 Euro civarındadır.

Dijital filmlerin oynatılması 35mm filmlerin oynatılmasına nazaran oldukça basittir. 35mm makinelerde filmi oynatacak makinistin işi tam anlamıyla öğrenmesi için bir süreç gerekir.Beyaz perdenin deneyimli personel ihtiyacı fazladır,teknik aksaklık çıkma ihtimali yüksektir.Kopyaların hazırlanması taşınması da zahmetlidir.Dijital beyaz perdede ise azca birazcık bilgisayar kullanmış bir şahıs bir kaç saat içinde filmi oynatabilir.Bir makinist en fazla 2 salon yönetim edebilecekken,1 şahıs 4-5 salonu rahatça yönetim edebilir.Her şey elektronik olduğundan arıza yapma aksaklık yaşanma ihtimalide oldukça azdır.Görüntü bozulmaz,mercek ayarı otomatiktir,görüntü ve ses kalitesi en üst düzeydedir.Ek olarak bu benzer biçimde avantajları yanında kopya maliyeti olmaması sebebiyle sinemacıdan güvence bedeli de istenmez.Normalde 35mm olsa yüksek lisans bedeli istenebilecek filmler bir tek hafta şartıyla her beyaz perdeye verilebilir.

Dijital filmler DCP (Digital Cinema Package ) denilen hususi bir veri formatındadır.DCP’nin nitelikleri, Dijital Beyazperde Girişimcileri (DCI) adı altında toplanmış olan 7 büyük Hollywood stüdyosu tarafınca belirlenmiş ve Dijital Beyazperde Sistem Özellikleri başlığı altında standartlaştırılmıştır.Tek bir standardın sağlanmasıyla, değişik formatların uyuşması engellenmiş ve dünya genelinde meydana getirilen film dağıtımlarında çıkabilecek ihtimaller içinde sorunlara en başından engel olmak hedeflenmiştir.Ek olarak, bir standardın olması, sistemin korsana karşı daha korunaklı ve de güvenilir olmasını sağlamaktadır.

DCPler hard disk içinde gelir.Bir dijital filmin boyutu 100 ila 300gb içinde değişmiş olur.Usb kablosu ile sinemadaki servera aktarılır.Fakat film gösterime hazır hale gelmez.Filmin gösterilmesi için şirketten KDM gelmesi gerekir.KDM (Key Delivery Message) filmin hangi dijital beyazperde sunucusunda ve hangi süre aralığında etken hale gelmesi icap ettiğini ayarlayan şifreleme sistemidir.Mail ile gelir usb ile servera yüklenir ve ilgili filmi etken hale getirir.Doğrusu DCP onlarca kere kopyalansa bile filmin hangi beyaz perdede,hangi salonda,hangi tarihler içinde oynayacağı bilgisi yüklü olan KDM olmadan oynatılamaz.KDM süresi bittiğinde eğer film devam etmek istenirse şirkette data verilir, onay alınan tarihe kadar veri içeren yeni KDM gelir ve film oynatılabilir.Filmin yayınlanma süresi bittiğinde DCP serverda kalmasına gerek kalmamıştır silinir.Zira oynatılması asla bir halde mümkün değildir.KDMler dağıtımcı firmanın vasıtasıyla yurt haricinde ve yurt içinde hususi cihazlarla bu şifrelemeyi meydana getiren şirketlerden gelir.

Dijital film fragmanları ise çoğu zaman usbler ve dvdlerle sinemalara gelir.Dvd halinde gelenler ilkin pcden usbye aktarılır.Usbdeki fragmanlar servera yüklenilir ve istenilen filmin başına istenildiği kadar konulabilir.

Sinemalarda gösterilen reklamlar Fida film tarafınca sinemalarla yapılmış anlaşmayla sinemalarda gösterilir.Fida film reklam verenler ve sinemalar içinde aracı bir şirkettir.Reklamların dağıtılması ve gösterilmesini sağlar.Her hafta başı beyazperde hangi filmleri hangi salonda oynayacağını Fida filme bildirir,Fida film programdaki filmlere, beyaz perdenin bulunmuş olduğu yere,izleyici kapasitesine nazaran beyaz perdeye oldukça sayıda yada bir kaç tane reklam verebilir yada hiçte vermeyebilir.Uzun reklam süreleri çoğu zaman kapasitesi yüksek sinemalarda olur.Anadolu sinemalarında reklam yayınlanma süresi bir kaç dakikayı geçmez yada asla olmaz.Sinemalar gösterilen bu reklamlar karşığında Fida filmden belli bir ödeme alırlar.Dijital salonlardaki filmler için reklamda gene fragmanlarda olduğu benzer biçimde usbde gelir.

Hakkında Admin

Avatar of Admin
Sizlerde sitemizden iş fikirleri, hibe & destek fonları, banka kredileri, bayilik fırsatları, evden para kazanma ve internetten para kazanma imkanları hakkında bilgi edinebilir. Bizimle fikirlerinizi paylaşıp; fikrinizin gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz. www.yenibiriskurmak.com

Kontrol Edin

Tübitak Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı (BİGG)

Tübitak Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı (BİGG)

Tübitak Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı (BİGG) 2017 ÇAĞRISI 2. DÖNEMİ PANEL TAKVİMİ (17.10.2017) 1512-TEKNOGİRİŞİM SERMAYE DESTEĞİ PROGRAMI …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.