A huge collection of 3400+ free website templates JAR theme com WP themes and more at the biggest community-driven free web design site
Anasayfa / Bitkisel Ürünler ve Tedavi / Bitkisel Tedavi Böbrek Taşı
Bitkisel Tedavi Böbrek Taşı
Sağlıklı Yaşam İçin İş Fikirleri

Bitkisel Tedavi Böbrek Taşı

Bitkisel Tedavi Böbrek Taşı

Üreme sisteminin içerisinde herhangi bir düzeyde taş oluşmasına ürolitiyazis denir. En çok taş oluşumunun görüldüğü yer böbreklerdir. Oldukça sık görülen bir hastalık olan böbrek taşı, özellikle erkeklerde daha sık ortaya çıkmaktadır. Günümüzde taş oluşumunda ailesel yatkınlığın olduğu da bilinmektedir.

Bazı maddeler idrarda çok fazla miktarda bulunursa böbrekte çökerek birikebilir. Biriken bu maddeler daha sonra büyür ve böbrek taşını oluşturur. Böbrek taşları idrar yoluyla atılabilir. Fakat bu taşlar, idrar yollarında tıkanıklık meydana getirip, idrarın geçişine izin vermezse tehlikelidir. Şiddetli böbrek ağrısı ortaya çıkar.

BÖBREK TAŞI OLUŞMASININ NEDENLERİ?

Böbrek taşına yol açan maddeler ürik asit, sistin, kalsiyum, oksalat gibi maddelerdir. Bu maddelerin idrarda yüksek miktarlarda bulunması böbrek taşı oluşumuna neden olur. Bazı hastalıklar, ilaçlar, beslenme alışkanlığı böbrek taşının ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Bunlar böbrek taşının oluşmasında etkili olan hazırlayıcı etkenlerdir.

Gut hastalarında böbrek taşı görülme ihtimali daha fazladır. Daha öncesinde böbrek taşı olan kişilerde tekrar taş oluşabilir. Böbrek taşının bu kişilerde tekrar görülme riski ilk 10 yılda %60-80 dolayındadır. Ayrıca bazı ilaçların yan etkileri böbrek kristallerinin oluşmasına neden olur.

Diğer bir neden ise beslenme alışkanlığıdır. Kola gibi asitli içeceklerin uzun süre yüksek miktarlarda tüketilmesi ve liften fakir besinlerle beslenme sonucu böbrek taşı oluşabilir. Bunların dışında alkollü içeceklerin kısıtlanması gereklidir.

Bitkisel Tedavi Böbrek Taşı
bitkisel tedavi böbrek taşı

BELİRTİLERİ NELERDİR?

Böbrek taşları herhangi bir belirti vermeden veya böbrek hasarı oluşturmadan bulunabilir. Özellikle büyük taşlar için böyledir. Fakat küçük taşlar idrar kanalına geçebilir ve böbrek koliği olarak bilinen, kasığa doğru yayılan ve nöbetlerle ortaya çıkan ağrıya neden olur. Zaten hastalarda en sık görülen belirti böbrek taşının olduğu tarafta ortaya çıkan ağrıdır. Taşın hareket etmesi ve taşın bulunduğu yer, ağrının görülme yerini etkiler. Böğür dediğimiz bölgede ağrı varsa, taş, böbrek ya da üst idrar yollarında olabilir. Diğer yerlerdeki taşlarda ise ağrının yeri değişmektedir.

Ağrının şiddeti ise kişiden kişiye değişir. Bazı kimselerde ağrı çok şiddetlidir. Hastayı kıvrandırır ve bu hastalara acil müdahale gerekir. Bazılarında ise çok hafif seyreder. Herhangi bir belirti veya ağrının görülmediği hastalar da vardır. Bu hastalardaki böbrek taşları tesadüfen fark edilir.

Böbrek ağrısı bir saat kadar sürebilir. Taş hareket ettikçe ve kasılmalar meydana geldikçe böbrek ağrısı atakları ortaya çıkar. Böbrek taşının bulunduğu her durumda bakterilerin neden olduğu enfeksiyona karşı eğilim vardır. Bu hastalığın tek iyi olan yani, vakaların çoğunun tanısı, görüntüleme yöntemleriyle rahatlıkla konur.

TEŞHİS

Böbrek taşının tanısında görüntüleme yöntemleri ve laboratuar tetkikleri kullanılır. Röntgen filminde böbrek taşı varsa genellikle görülür. Bu film çekilirken hasta yatırılır. Fakat bütün taşlar direkt röntgen filminde görülmeyebilir. Bütün taşların görüldüğü sistem bilgisayarlı tomografidir. Böbrekteki ve idrar yollarındaki taşları görüntülemede en önemli yöntem olarak kabul edilmektedir. Ayrıca damar içi piyelogram yöntemi ve ultrason (hamilelerde radyasyonu önlemek için) kullanılır. Damar içi piyelogramda adından da anlaşılacağı gibi damar içine bir ilaç verilir. Bu madde böbrekten ve idrardan geçeceği için buralarda taş varsa fark edilir.

RİSK FAKTÖRLERİ

Yetersiz sıvı alımı: Yeterli sıvı alınmazsa, özellikle de su içilmez ise idrar içerisinde taş oluşumuna yol açan minerallerin konsantrasyonu artar. Bu yüzden sıcak iklimde yaşayanlar veya sıcak ortamlarda çalışanların taş oluşturma riski artmaktadır. Aile öyküsü ve kişisel öykü: Ailesinde taş öyküsü olanların taş oluşturma olasılığı yüksektir. Yine böbreğinde bir kez taş oluşan bir hastanın 5 yıl içinde ikinci bir taş oluşturma riski %50 civarındadır. Yaş cinsiyet ve ırk: Böbrek taşı hastalığı çoğunlukla 30-50 yaş aralığında görülür. Erkeklerde ve beyaz ırkta taş hastalığına daha sık rastlanır. Bazı hastalıklar: Renal tübüler asidoz, gut ve sistinüri gibi nadir görülen hastalıklarda taş oluşturma riski artar. Diet: Yüksek hayvansal protein ve düşük lif içeren dietlerde taş oluşturma riski artar. Ayrıca fazla miktarda tuz tüketimi ile taş oluşumunun ilişkili olduğu saptanmıştır. Az hareket veya hareketsizlik: Yatalak olan hastalarda ve uzun süre az hareket eden hastalarda kemiklerde erime olabilir ve idrarda kalsiyum oranı yükselerek taş oluşma riski artar.

KORUYUCU ÖNLEMLER

Böbrek Taşından Korunmanın Yolları Nelerdir?

Diyet: Taş hastalığına bilinen bir yatkınlığınız varsa doktorunuzun önereceği diyeti uygulamanız son derece önemlidir. Bilinen tekrarlayan taş hastalığı olmayan kişilerin bol su tüketmek dışında özel bir diyet uygulamasına gerek yoktur. Yine de bol limon ve portakal tüketimi birçok taş çeşidinde koruyucu özellik taşımakta ve tavsiye edilmektedir.

Bol Su Tüketimi: En önemli madde aslında sudur. Yapılan çalışmalar farklılık göstermekle birlikte taş hastalığına yakalanan kişilerin %10-50 sinde su tüketiminin az olması başlıca sebeptir. Bol su içmek bu riski ortadan kaldırmaktadır.

BESLENME USÜL VE ESASLARI

Böbrek taşı hastaları beslenmelerinde nelere dikkat etmelidir? Türkiye’de en sık rastlanan taş tipleri kalsiyum oksalat taşlarıdır. Bu nedenle böbrek taşı hastalarının beslenmesinde alınan oksalat miktarı büyük önem taşımaktadır. Oksalat alımında en önemli etkenlerden biri siyah çay tüketimidir. Siyah çay oksalattan çok zengindir, o nedenle direkt olarak etkiler. Çay dışında fazla kahve tüketimi, suyun yetersiz tüketilmesi, tuzun fazla tüketilmesi, oksalattan zengin sebzelerin, hayvansal kaynaklı proteinin fazla alınması riski artıran faktörlerdir. Hayvansal kaynaklı protein, kırmızı erik ve mürdüm eriği idrarı asit yapar ve oksalat taşlarının çökmesi uygun hale gelir. O yüzden hayvansal kaynaklı proteini mümkün olduğu kadar günlük gereksinimi aşmayacak kadar öneriyoruz. Yetersiz olması da uygun değildir, çünkü vücudun protein ihtiyacı vardır ve hayvansal kaynaklı protein de vücutta en iyi kullanılan proteindir. Sebzeler de genellikle yüksek oksalat içerdiğinden mümkün olduğu kadar oksalat miktarı az olan sebzeleri öneriyoruz.

Örneğin çok koyu yeşil yapraklı sebzelerde oksalat miktarı fazladır. Ispanak, semizotu, pancar, şalgam, taze fasulye bamya gibi sebzeler bu sınıfa girer. Brokoli, bürüksel lahanası ve normal lahanada ise miktar düşüktür. Mümkün olduğu kadar sebzelerin haşlanıp, suyu süzüldükten sonra pişirilmesini ve tüketilirken beraberinde bir kalsiyum kaynağının bulunmasını (yoğurt, peynir, süt gibi) öneriyoruz. Meyvelerden kırmızı erik ve mürdüm eriği asit yapar. Asit ortamda oksalat taşları çok daha kolay çöker. Çilek ve kivi de yine oksalattan zengin meyvelerdir. Limonata ve portakal suyu önerdiğimiz içecekler arasında… Yağlı tohumlardan fındık, yerfıstığı, badem gibi yiyecekler yine oksalattan çok zengindir. Hastalarımıza bunları azaltmalarını; kakao ve kakaolu içecekler ile kolayı mümkünse tamamen çıkarmalarını istiyoruz. Böbrek hastalarında su tüketimi çok nem taşır. Özellikle hastanın geçmişini incelediğinizde çoğunun altında yeterli miktarda su tüketilmediğini görüyoruz. Günlük su tüketiminin 2-2,5 litre olmasını, toplam sıvı alımının ise; erkeklerde 3,7 litre, kadınlarda da 2,7 litre olmasını istiyoruz. Tuzu hayatınızdan çıkartın demiyoruz başka bir rahatsızlığı yoksa günlük 6 gram tuz normal sağlıklı bireyler için yeterlidir. İlave tuz, sofrada tuzluk kullanımını istemiyoruz.

Vücuda alınması gereken günlük kalsiyum miktarı ne kadar olmalıdır? Kişiye göre farklılıklar gösterse de ortalama 1000–1200 miligram alınması önerilir. Bu miktar da 3 su bardağı süt ya da yoğurt ve iki dilim kadarda peynir anlamına gelmektedir. Tüm besinlerden dengeli bir şekilde alınması gerekiyor. Günlük önerilen dozların yüzde yüzünü almaları gerekiyor. Bunun için de mutlaka bireysel danışmanlık alınmalı ve kişinin ihtiyacına göre yönlendirilmeli.

Böbrek taşı olanlar,

1. Siyah çayı ve kahveyi çok az tüketmeli,
2. Bol su içmeli,
3. Tuzu yemeklerden az miktarda almalı, ekstra tuzluk kullanmalı,
4. Yeterli kalsiyum almalı, aşırıya kaçmamalı,
5. Siyah çay yerine yeşil çay ya da diğer bitki çaylarını tercih etmeli,
6. Alkolden uzak durmalı,
7. Hayvansal kaynaklı protein alımına dikkat etmeli,
8. İdeal ağırlığında olmalı, ani kilo kayıplarından kaçınmalı.

BÖBREK TAŞI HASTALIĞINDA TEDAVİ?

Böbrek taşların çoğu kendiliğinden düşme eğilimindedir. Tüm idrar yolu taşlarının yaklaşık 80’i ilaç tedavisi ile düşer. Taşın düşmesini etkileyen en önemli faktör taşın büyüklüğüdür. 4 mm’nin altında taşın düşmesi beklenirken 6 mm’nin üzerindeki taşlar’a müdahale gereklidir. Ayrıca taşların şekli ve idrar yolundaki yerleşimi de düşmeyi etkileyen önemli faktörlerdir. Kendiliğinden yada ilaç yardımıyla taşın düşürülmesi ESWL ( şok dalgası ile taşları kırmak) Minimal invaziv girişimler ( Perkütan Nefrolitotomi, Üreterolitotripsi) Klasik açık ameliyat yöntemi Bu yaklaşımlardan hangisinin uygulanılacağı taşın yerine, büyüklüğüne, idrar yollarına verdiği veya verebileceği zararına ve taşın cinsine bağlıdır. Günümüzde minimal invaziv tekniklerin gelişmesi sonucu klasik açık cerrahi, en az başvurulan ve eniz
tercih edilen metot olarak kalmıştır

ESWL (VÜCUT DIŞINDAN ŞOK DALGALARIYLA TAŞ KIRMA)

Bir odaktan çıkan şok dalgaları taşın üzerine yönlendirilerek taş kırılır. X-ray ve ultrason ile odaklama yapan ESWL cihazları mevcuttur. Kırılan taş parçaları idrar yoluyla vücuttan atılır. ESWL bütün taşlarda başarı sağlayamaz. Başarı taşın cinsine, sertliğine, büyüklüğüne ve idrar yolunda yerleştiği yere göre değişir. Tek bir seansta kırılabilen taşlar olabileceği gibi tekrarlayıcı seanslara da ihtiyaç duyulabilir. ESWL seansı sırasında rahatsızlık hissi ve ağrı duyulabilir. Bu nedenle tedavi öncesi ağrı kesiciler kullanılır. İşlem sonrasında çoğunlukla hastanede kalmaya ihtiyaç olmaz. Minimal invaziv girişimler: Bu girişimlerde amaç üriner sistemi tehdit eden taştan kurtulmayı sağlamak ve hastanın en kısa zamanda günlük hayata dönmesini sağlamaktır. Perkütan nefrolitotomi ve Üreterolitotripsi bu grupta yer alan girişimlerdir.

Taş, uygulanan tedaviye rağmen düşmüyorsa, düşmeyecek boyutlarda ise, idrar yolunda idrarın akmasını engelleyecek tam bir blok oluşturuyorsa, tekrarlayıcı idrar yolu enfeksiyonuna yol açıyorsa, böbreklerde hasara yol açmışsa girişim gereklidir. Önceleri, taş için açık cerrahi yapılırken artık günümüzde minimal invaziv girişimler diye adlandırılan yeni yaklaşım mevcuttur. Bu girişimlerde amaç, en kısa zamanda hastalığın ortadan kaldırılması ve hastanın en erken dönemde günlük hayatına dönmesini sağlamaktır. Minimal invaziv girişimlerde hasta erken dönemde normal yaşamına döner.

PERKÜTAN NEFROLİTOTOMİ (PCNL)

Endoskopik böbrek taşı ameliyatında sırt bölgesinde böbrek hizasına 0,5 – 1 cm boyutunda bir kesi yapılır. Röntgen kontrolü altında böbreğe iki ucu açık ince bir tüp yerleştirilir. Bu tüpten yerleştirilen optik cihaz yardımıyla taş video sistemi ile monitörde görülür ve özel aletler yardımıyla çıkartılır. Perkütan ameliyatının en önemli üstünlüğü vücut dokularının normal yapısının korunmasıdır. Bunun sonucunda iyileşme süreci hızlıdır. Hastalar ameliyat sonrası dönemi açık ameliyata göre çok daha rahat geçirmektedir. Hastalarımız genellikle 2 – 3 günde taburcu edilerek günlük aktivitelerine hızla kavuşurlar. Bu, açık böbrek taş ameliyatı ile karşılaştırıldığında oldukça kısa bir süredir. Özellikle böbreğin alt havuzcuklarına yerleşen taşlarda ve büyük boyutlu taşlarda ESWL’nin başarısı önemli ölçüde düşer. Bu durumlarda PCNL ameliyatı yüksek başarı sağlayan minimal invaziv girişimdir. Ameliyat işlemi sırasında taşı temizlemek için pnömotik litotripsi ve lazer litotripsi kullanılır. Bu teknolojiler yardımı ile en sert taşlar bile rahatlıkla kırılmaktadır. Bu teknikle tüm böreği kaplayan ve koraliform taş olarak adlandırılan taşlara da müdahale edilebilinmektedir.

Hakkında Admin

Avatar of Admin
Sizlerde sitemizden iş fikirleri, hibe & destek fonları, banka kredileri, bayilik fırsatları, evden para kazanma ve internetten para kazanma imkanları hakkında bilgi edinebilir. Bizimle fikirlerinizi paylaşıp; fikrinizin gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz. www.yenibiriskurmak.com

Kontrol Edin

Atölye Kurulumu

Atölye Kurulumu

Eğitim sisteminin motor becerilerini ve teknik bilgiyi esas alan yapısının gelişmesiyle kurumlarda atölye sınıfları artmaktadır. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.